(818 S. K. m. 43, 44) (1086 S. K. m. 74) (506 S. K. m. 10, 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu geçici işgöremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı ile davalı Ali Özdemir tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, 23.02.2000 tarihli iş kazasında sürekli iş göremez durumuna giren sigortalı işçi Ramazan Davulcu'ya Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı Kurum, davasını 506 Sayılı Kanunun 10 ve 26. maddelerine dayandırdığı halde, mahkemenin 10. madde şartlarının oluşup oluşmadığını araştırmadan 26. maddeye göre hüküm kurmuş olması isabetsizdir.
İş kazası sonucu sigortalıda oluşan sürekli iş göremezlik oranı %60 veya daha üstünde ise; artık sigortalının ileride çalışmasını sürdürmeyeceğinin kabulü ile, aktif dönemle birlikte pasif döneminde maddi zarar hesabına dahil edilmesi gerekir. Dava konusu olayda da; iş kazası sonucu sigortalıda oluşan sürekli iş göremezlik oranı %24.2 olup, gerçek zarar tavan hesabına, sigortalının pasif dönem zararının dahil edilmemesi gerekir. Sigortalının gerçek zarar hesabı yapılırken bilirkişi ikili ayırım yapmış, aktif ve pasif devre hesaplarını ayrı ayrı belirtilmiştir. Mahkemece; bilirkişi raporundaki hangi gerçek zarara itibar edildiğinin kararda belirtilmemiş olması da isabetsizdir.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 Sayılı Kanunun 10. maddesinin 26. maddeye göre uygulama önceliği vardır. Davalı işverenin 506 sayılı Kanunun 10. maddesine göre sorumluluğu kusursuzluk ilkesine dayanmakta olup, zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet, sigortalının işe giriş bildirgesi yasal süre içerisinde Kuruma verilmemişse ve zararlandırıcı sigorta olayı bu yasal süreden sonra meydana gelmişse Kurumca yapılan sigorta yardımlarından 10. maddeye göre sorumlu tutulması gerekir. İnşaat işinde çalıştırılan sigortalıların aynı gün, diğer sigortalıları işe başlatmadan önce, (işverenin) işe giriş bildirgesini Kuruma doğrudan vermek veya posta ile iadeli-taahhütlü gönderilmekle yükümlü bulunduğuna ilişkin 506 Sayılı Kanunun 9. maddesinde 4447 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik karşısında; 20.02.2000 tarihinde işe giren ve işe giriş bildirgesinin 09.03.2000 tarihinde kuruma verildiğinin dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmış olmasına göre, davada 10. madde şartları oluşmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; işveren Kartaş Orman Ürünleri A.Ş.'nin %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, 03.03.2003 günlü hesap raporundaki pasif devre zarar hesabı dahil edilmeksizin hesaplanacak maddi tazminat miktarından, sigortalının %25 oranındaki müterafik kusurunun Borçlar Kanununun 43 ve 44. maddeleri uyarınca %50'sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak, işveren yönünden gerçek zarar tavanı belirlendikten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak tavan aşılmamak suretiyle rücu alacağına hükmetmekten ibarettir. Kuşkusuz işveren dışındaki davalı üçüncü kişilerin 506 Sayılı Yasanın 26. maddesine uyarınca sorumlu olacakları ve gerçek zararın bu kişiler yönünden davalıların toplam %75 kusur oranlarına göre tespit edileceği unutulmamalıdır.
O halde, davacı Kurumun ile davalı Ali Özdemir'in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı Ali Özdemir'e iadesine, 14.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy