(818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Davacı, 2.814.986.940.-lira sağlık yardımının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Karar: Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Arınmış tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan Bağ-Kur sigortalısı F. G.'ın davalı tarafından tabancayla vurularak yaralandığı ve davalı hakkında açılan ceza davasında hakkında hafif tahrik hükmü uygulanarak verilen cezanın ¼ oranında indirildiği, kararın kesinleştiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Mahkemece her ne kadar sigortalının davalıyı telefonda ve yüze karşı sürekli taciz edişi, etrafa eşinden boşanarak davalıyla evlenmek istediği dedikodularını yayması, davalının girdiği psikolojik sıkıntı ve baskılar sonucu intihara bile teşebbüs etmesi, bu olay nedeniyle ailesinin baskılarına maruz kalışı, sigortalıyı yaralama olayının özellikleri dikkate alınarak müterafik kusurun derecesi konusunda ağır tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Kurum isteminden 2/3 oranında indirim yapılarak karar verilmiş ise de, Borçlar Kanununun 43, 44 üncü maddeleri gereğince ceza davasında kesinleşen hafif tahrik nedeniyle Kurumun isteminden yapılacak indirimin 1/4 oranını geçemeyeceğinin dikkate alınmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Üye M. Zafer Erdoğan'ın muhalefetine karşın Başkan Coşkun Erbaş, Üyeler Süleyman Caner, Coşkun Öztürk ve Neslihan Sever'in oylarıyla ve oyçokluğuyla 11.04.2005 gününde karar verildi.
KARŞI OY
Davacı Kurum, müessir fiil sonucu sigortalıyı yaralayan davalıdan, 1479 s. Kanunun 63 üncü maddesi gereğince tedavi masraflarını rücuan talep etmiş, mahkeme olayın özelliğini dikkate alarak BK. 44 üncü maddesi gereğince alacak miktarından 2/3 oranında indirim yaparak kısmen davanın kabulüne karar vermiş, Dairemiz çoğunluğu ise ceza davasında hafif tahrik nedeniyle 1/4 oranında cezada indirim yapıldığı, kesinleşen bu orandan daha fazla indirim yapılamayacağı gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
Çoğunlukla azınlık görüşü arasındaki uyuşmazlık ceza kararında uygulanan 1/4 oranındaki haksız tahrik indiriminin hukuk hakimini bağlayıp bağlamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Hemen belirtelim ki müterafik kusuru belirleyen BK. 44 üncü maddesi hakime zarar ve ziyan miktarını belirleme konusunda takdir hakkı tanımıştır.
Ceza mahkemesince verilen kararda haksız tahrik nedeniyle davalı sanığın cezasından indirim yapılması maddi olgu açısından hukuk davasında müterafik kusurun varlığını ortaya koyar. Bu durumda hukuk hakimi müterafik kusurun varlığını kabul etmek zorundadır.
Ne var ki hukuk hakimi 44 üncü madde gereğince müterafik kusur oranını belirlerken, ceza kararındaki matematiksel belirlemeye bağlı kalmaksızın takdir edebilir. Bir başka ifadeyle ceza kararında uygulanan haksız tahrik oranı hukuk hakimi için bağlayıcı değildir.
Somut olayda, sigortalı uzun bir süre ve defalarca davalıya cinsel tacizde bulunmuş, kişilik haklarına saldırı da bulunmuştur. Bu durum davalının intihar teşebbüsünde bulunmasına yol açmış, ayrıca ailesiyle olan ilişkilerini bozmuş ve sonuçta davalıyı dava konusu olaya sürüklemiştir.
Mahkeme, bu olayları dikkate almak suretiyle ve BK. 44 üncü madde hükmüne göre zarar miktarında takdiren 2/3 oranında indirim yapmakla hakkaniyete uygun bir karar vermiştir. Mahkemece varılan bu sonuç yerleşmiş Yargıtay Kararlarına ve ilmi görüşlere uygundur.
Açıklanan sebeplerle kararın onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy