(1086 S. K. m. 73, 445) (506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, yerel mahkemenin 09.02.2005 tarih 2004/566 Esas, 2005/36 sayılı kararının iade-i muhakeme yoluyla iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde iade-i muhakeme talebinin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan S. S. Kurumu Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 31.05.2004-20.08.2004 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtilen gerekçe ile davalılardan işverenin kabul beyanı esas alınarak esasa yönelik davanın kabulüne, davalı Kurumun yargılamanın iadesi talebinin reddine karar vermiştir. Davalı Kurum vekilinin vermiş olduğu 05.05.2005 tarihli yargılamanın iadesi talebinin, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 445. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymadığı anlaşıldığından, mahkemenin; bu talebin reddine ilişkin 12.08.2005 tarihli kararı usul ve yasaya uygun olup bu nedenle onanmasına;
Dosyada yer alan 05.05.2005 tarihli dilekçenin ise, içeriği itibariyle yasal sürede verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabulü ile esas yönünden yapılan incelemede; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesine aykırı şekilde kendisine husumet yöneltilen Kuruma dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve taraf teşkili yapılmadan karar verilmiş olması; Ayrıca, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesine göre, bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu gözetilmeksizin, davalı işverenin kabul beyanı esas alınarak delil araştırması yapılmaksızın kabule ilişkin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy