(1479 S. K. m. 24, Geç. m. 19)
Dava: Davacı, Bağ-Kur sigortalılığının 15.12.1 983-22.03.1985 tarihlerinde de devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 27.08.1992 tarihinde düzenlenen giriş bildirgesi üzerine 20.04.1982 tarihi itibarıyla Bağ-Kur'a tescili yapılan ve 02.06.1981 - 15.12.1983 dönemi ile, 04.11.1985 tarihinden itibaren Vergi Dairesinde kayıtlı bulunan davacının Kahveciler Odasındaki kaydının 17.03.1975, Tatlıcı Şekerci ve Fırıncılar Odasındaki kaydının 01.09.1986, Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğundaki kaydının 09.12.1985 tarihinden itibaren aralıksız devam ettiği, 13.04.1992 tarihinden itibaren primlerini düzenli olarak ödediği, Kurumca 15.12.1983 22.03.1985 dönemi yönünden vergi kaydının bulunmadığı gerekçesiyle sigortalılığın iptali işleminin, 1997 yılında gerçekleştirildiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, 15.12.1983 - 22.03.1985 döneminde davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı kabul edilip edilmeyeceğine ilişkindir.
Bu yönde davanın yasal dayanağı olan 1479 sayılı Kanunun 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanunla değişik 24 üncü maddenin (1) numaralı bendinin (a) ve (h) fıkralarında; diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; esnaf ve sanatkarlar, tüccar, sanayici ve borsa ajan ve acenteleri, mimar ve mühendisler, sigorta prodöktörleri ve eksperleri, eczacılar, tabipler, veterinerler, gümrük komisyoncuları gibi ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi yükümlüsü olanlar ile, kendi adına ve hesabına bağımsız olarak çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı bulunanların sigortalı sayılacağı belirtilmiş; daha sonra anılan madde 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunla değiştirilerek kendi adına ve hesabına bağımsız olarak çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı bulunanlar kapsamdan çıkarılarak yerine, esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar sigortalı olarak kabul edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; 2654 sayılı Kanun ile değişik 1479 sayılı Kanunun 24. maddesi gereğince 20.04.1982 tarihi itibarıyla davacının Bağ-Kur'a tesciline yönelik Kurum işlemi yerinde olduğu gibi; 3165 sayılı Kanun ile değişik 24 üncü madde gereğince, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yöntemince kayıtlı bulunanlar zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olacaklarından dava konusu dönem yönünden davacının zorunlu sigortalı olduğunun kabulü zorunludur. Bu kapsamda, dava konusu döneme ilişkin prim borcu 4956 sayılı Kanun hükümleri gereğince hesaplanarak tahsil edilmeli, bu aşamada 1479 sayılı Kanunun geçici 19. maddesi ve sosyal güvenlik prim alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin olup, 01.04.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5458 sayılı Kanun hükümleri ile, davacı yararına oluşan haklar dikkate alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu istemin reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy