(1479 S. K. m. 63) (2918 S. K. m. 3) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan İtirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, İlamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H.K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; 31.12.2000 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan tedavi masraflarının 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesi hükmüne göre davalı araç malikinden tahsili için yapılan İcra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece; 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesi araç maliki ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalının rücu alacağından sorumluluğuna dayanak kılınan 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesinin 3396 Sayılı Kanunla değiştirilen 2. fıkrasında yer alan ... araç maliklerine ibaresi;
Anayasa Mahkemesi'nin 27.03.2000 tarih ve 2001/343 Esas, 2002/41 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve iptal kararı 13.11.2002 gün ve 24935 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu durumda; araç malikinin 1479 Sayılı Kanunun 63. maddesi kapsamında kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak anılan yasanın öngördüğü diğer sorumlular kavramı kapsamında 2918 Sayılı Kanunun 3. maddesi hükmünde öngörülen tanım çevresinde işleten sıfatını haiz bulunması; bir başka anlatımla trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan araç üzerindeki fiili hakimiyet ile aracı tehlikesi kendisine ait olmak üzere kendi nam ve hesabına işletiyor olması halinde mümkündür.
Hal böyle olunca; mahkemece davalı A'nın rücu alacağından sorumluluğu konusunda; açıklanan hukuki esaslar çevresinde araştırma ve inceleme yapılmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy