(506 S. K. m. 10, 39) (818 S. K. m. 43, 44)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 İcra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ş.Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, işe girişi süresinde kuruma bildirilmeyen sigortalı işçi D'nin 25.05.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu, sürekli iş göremezlik durumuna girmeksizin yaralanması üzerine kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Kanunun 10 ve 39. maddeleri uyarınca rucüen ödetilmesi istemine ilişkin olup, 704.899.997.- TL geçici iş göremezlik ödeneği ile 629.755.500.-TL tedavi ve iyileştirme gideri ki toplam 01.0334.655.497.-TL'nin ferileriyle birlikte tahsili için davalı işveren aleyhine icra takibine geçildiği, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemiyle işbu davanın açıldığı, somut olayda, sigortalının işvereni A. Sanayi ve Ticaret Limitet Şirketi yönünden 506 Sayılı Kanunun 9 ve 10. maddesindeki koşulların oluştuğu ve zararlandırıcı sigorta olayında, davalı işverenin % 80, sigortalı işçi D'nin % 20 oranında kusurlu olduğu, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.
Davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 10. maddesine göre sorumluluğu; kusursuzluk ilkesine dayanır. Zararlandırıcı sigorta olayında işverenin hiç kusuru olmasa bile, şayet sigortalının işe girişi süresinde kuruma bildirilmemişse kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarından 10. maddeye göre sorumlu tutulması gerekir.
Hakkaniyet indirimi yapılırken, sigortalının müterafik kusuru oranında indirim yapılması halinde, 39. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar ile 10. maddeye dayanılarak açılan dava sonucunda verilecek karar arasında herhangi bir fark kalmayacağından, hakkaniyet indiriminin, sigortalının müterafik kusurundan az olması gerekir.
Mahkemece yapılacak iş; davalı işverenin % 80 kusurlu olduğu kabul edilerek, 506 Sayılı Kanunun 39. maddesi uyarınca yaptırılıp hükme dayanak yapılan 17.06.2004 günlü hesap raporunda % 80 kusura göre hesaplanan alacak miktarı % 100 kusura iblağ edilerek bulunacak tutar üzerinden, Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun % 50'den az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak davalı işverenin sorumlu olduğu borç tutarı belirlendikten sonra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesindeki taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak tavan aşılmamak suretiyle rücu alacağına hükmetmekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy