(506 S.K. m. 84, 134) (4447 S.K.m. 46, 49) (1086 S.K. m. 7, 27)
Dava: Davacı, ücretinden yersiz olarak kesilen işsizlik sigortası primlerinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın görev yönünden reddine karar vermiştir. Hükmün, taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ö.H. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davacının ücretinden yersiz olarak kesilen işsizlik sigortası primlerinin kesinti tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline ilişkin olup, mahkemece; idari yargının görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 4447 Sayılı Kanunun 46,49 ve 506 Sayılı Kanunun 84. maddeleridir. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 46/4. maddesi ile "İşsizlik sigortası primlerinin toplanmasından SSK, ... görevli, yetkili ve sorumludur" düzenlemesi yanında, aynı kanun 49/5. madde ile de; "Sigortalı işçilerin, işverenlerin ve Devletin her ay ödeyecekleri işsizlik sigortası primlerinin hesabı, günlük kazancın ve sınırlarının belirlenmesi, prim belgeleri, işsizlik sigortası primlerinin ödenmesi, ödenmeyen primler ve cezalar için düzenlenecek belgeler, yeni işverenin sorumluluğu, ..., yersiz olarak alınan primlerin iadesi hususlarında 506 Sayılı Kanunun 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83 ve 84. maddeleri hükümleri uygulanır. İşsizlik sigortası primlerinin toplanmasından, sigortalı ve işyeri bazında kayıtların tutulmasından, toplanacak primler ile uygulanacak gecikme zammı, faiz ve cezaların fona aktarılmasından, ..., yersiz olarak alınan primlerin iadesinden SSK görevli, yetkili ve sorumludur" hükmü ile işsizlik sigortası primlerinin tahsil ve iadesinden sorumlu kuruluşun SSK olduğu hususuna açıklık getirilmiştir.
Ülkemizde yeni olan işsizlik sigortası uygulamasında yol gösterici olması bakımından düzenlemelerin kanun koyucu tarafından açıklanan gerekçeleri göz ardı edilmemelidir. 4447 Sayılı Kanunun 46. maddesinin düzenleniş amacı; "Uygulamada SSK'nun uzun zamandan beri primleri toplama işlemlerini yapıyor olması ve bu konuda teknik olarak gelişmiş bulunması nedeniyle ayrıca, uygulamada bir ikileme de yol açmamak amacıyla işsizlik sigortası primlerinin toplanmasından, Devlet payının alınmasından, toplanan primlerin fona aktarılmasından SSK'nun görevli, yetkili ve sorumlu olacağı hükme bağlanmıştır" şeklinde açıklığa kavuşturulmuştur. Kanun koyucunun işsizlik sigortası primlerinin tahsili ve yersiz alınanların iadesinden SSK'nu sorumlu tuttuğu ve tahsil ve iadeye ilişkin hükümlerde 506 Sayılı Kanunun 84. maddesine yaptığı açık yollama karşısında, 4447 Sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra Uyuşmazlık Mahkemesi'nce verilmiş bir karar bulunmadığı da gözetilmek suretiyle 506 Sayılı Kanunun 134. maddesi uyarınca; yersiz alınan işsizlik sigortası primlerinin iadesine ilişkin davada adli yargı iş mahkemelerinin görevli olduğunun gözetilmeksizin idari yargının görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan; 4447 Sayılı Kanunun 46/3. maddesinin 08.09.1999 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren ilk metninde; sadece, 506 Sayılı Kanunun 3. maddesinde sigortalı sayılmayanlar ile sosyal güvenlik kuruluşlarından yaşlılık aylığı alıp da sosyal güvenlik destek primi ödeyerek ya da ödemeksizin çalışanlar kapsam dışı bırakılmış iken, 4571 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile işsizlik sigortası kapsamında olmayanlar yönünden genişletici bir düzenlemeye gidilmiştir.
4571 Sayılı Kanun ile değişik 46/3. madde ile "506 Sayılı Kanunun 3. maddesinde sigortalı sayılmayanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 233. ve 399. sayılı KHK'ler ile 190 sayılı KHK'ye tabi kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat kanunlarındaki hükümlerine göre sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar ile 657 Sayılı Kanuna göre geçici personel statüsünde çalıştırılanlar bu kanun kapsamına dahil değildir" şeklinde hüküm yeniden düzenlenmiştir. 4571 Sayılı Kanun ile 4447 Sayılı Kanunun 46. maddesinde yapılan genişlemenin madde gerekçesinde; "4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nda; işsizlik ödeneğinin 506 Sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılara ödeneceği hükme bağlanmış, ancak kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsünde bulunmayan sözleşmeli personelden işsizlik sigortası kesintisinin yapılıp yapılmayacağı hususunda bir açıklık bulunmadığından, söz konusu personelden SSK'na tabi olanların, Emekli Sandığı'na tabi olanlara göre % 2 oranında işsizlik sigortası kesintisi nedeniyle mağduriyetlerinin önlenmesini teminen 4447 SK 46/3. fıkranın yeni düzenlemesi metne eklenmelidir" açıklaması yer almıştır.
Mahkemece; işin esasına girilerek dava dışı K. İşletmeleri A.Ş.'den kapsam dışı personel yönetmeliği ve davacılar tarafından imzalanan hizmet sözleşmeleri örneklerinin celbi ile söz konusu maddenin düzenleniş amacı da gözetilerek davacının çalışmasının niteliği ve 4447 Sayılı Kanunun 46. maddesi uyarınca işsizlik sigortası kapsamında olup olmadıklarının tespiti ile varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Açıklanan maddi ve hukuki nedenler gözetilmeksizin eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy