(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, meslek hastalığı sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır. Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Meslek hastalığı sonucu 30.05.1991 tarihinde % 23 oranında sürekli iş göremez duruma giren sigortalının sürekli iş göremezlik oranının 01.02.1997 tarihinde % 13.2'ye yükselmesi nedeniyle oluşan % 0.90 fark maluliyet üzerinden bağlanan gelirlerdeki artıştan, Sosyal Sigortalar Kurumu; şimdilik, 20 milyon lirasını davalı işverenden talep etmiştir.
Sigortalının Sosyal Sigortalar Kurumu nezdindeki şahsi sicil dosyası getirtilmeden hangi işyerlerinde çalıştığı belirlenmeden, kusur raporu alınmıştır. Meslek Hastalığına yakalanan H. B.'ın Sosyal Sigortalar Kurumu Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesinde rapor alınırken, 1947-1963 yılları arasında Ereğli Kömür İşletmesinde yer altında lağımcı olarak, 1963-1971 yılları arasında Almanya'da Ford Fabrikasında pres işçisi olarak, 1977-1979 yılları arasında davalı işyerinde ve yer altında lağımcı olarak çalıştığını söylemişlerdir.
Sigortalının bütün çalıştığı işyerleri sigorta sicil dosyası getirtilerek tespit edilmeli, sigortalının yurt dışında hangi işyerinde ne gibi işler yaptığı ve hangi ortamda çalıştığı konularında isticvap edilerek, bu işyerindeki çalışmasının meslek hastalığına etkisi olup olmadığı belirlenmeli; varsa, yurt dışındaki işverenin kusuru ayrıca belirlenmelidir. Dava dosyası bilirkişi incelemesine elverişli duruma geldikten sonra, mahkeme tarafından Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu çerçevesinde ve meslek hastalığı olayının gerektirdiği biçimde uzman bilirkişilerden oluşacak bir bilirkişi kurulundan kusur raporu alınmalıdır.
3- Sigortalıda ilk defa meslek hastalığının ne zaman ortaya çıktığı; oranın ne olduğu saptanmalı, ve işyerinden çıkış tarihindeki meslekte kazanma gücü oranı üzerinden; sigortalının meslek hastalığına tutulmasına yol açan işlerde çalıştıran, her bir işverenin kusuru bilirkişiye tespit ettirilmelidir.
4- Hükme esas tutulan kusur raporunda; meslek hastalığının oluşmasında davalı işverene % 60, sigortalıya % 40 kusur verilmiştir. Diğer işverenlerin kusuru saptanmadığı gibi, olaya yol açan kaçınılmaz maluliyet oranı belirlenmemiştir. Zira 18 yaşında işe başlayan bir kişinin 32 yıl yer altında çalışması halinde yer altında çalıştığı işyerlerine göre % 8 ila % 12 oranında kaçınılmaz maluliyete uğrayacağı kabul edilmektedir. Giderek bu işlerin bir kaçında belli sürelerle çalışılması halinde bu yüzdelerin zaman ağırlığına göre ortalaması alınacaktır.
Sigortalının işyerlerinde 32 yıldan daha kısa bir süre çalışması halinde, kaçınılmaz maluliyet oranı; çalışılan yıl sayısı: 32 yıl ortalaması ile çarpılarak kaçınılmaz maluliyet belirlenmelidir. Sigortalının 18 yaşından sonra yer altında çalışmaya başlaması halinde ise; her yıl için 32 yıldan 3 yıl indirilerek kaçınılmaz maluliyet belirlenmeli, artık yaşlar için orantılama yoluyla indirime gidilmelidir. Kusur raporu bu hususları nazara almadığından yetersiz görülmüştür. Mahkemenin ODTÜ'den 3 kişilik konunun uzmanı maden mühendislerinden bu doğrultuda kusur raporu alarak hüküm vermesi gerekirken yetersiz kusur raporuna dayanarak karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, karar bozulmalıdır.
5- Yukarıdaki esaslara göre davalı işverenin kusuru saptandıktan sonra, dosya hesap bilirkişisine gönderilmeli ve sigortalının kazanç kaybı muhtemel ömrüne kadar önce % 12.3 sonra 01.02.1997 tarihinden itibaren % 13.2 sürekli iş göremezlik oranı nazara alınarak bulunmalı, tespit edilen miktardan; sürekli işgöremezlik oranı hiç değişmeseydi, yani; % 12.3 kalsaydı buna göre bulunacak miktar düşünülerek sigortalının % 0.90 fark maluliyete göre tavan zararı bulunmalı, böylece Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinde öngörülen taleple bağlılık kuralı gözetilerek, rücu alacağına hükmedilmesi gerekirken, yetersiz hesap raporuna göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırıolup, karar bozulmalıdır.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy