(506 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, trafik iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır. Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 18.09.2003 tarihinde düzenlenen ilk bilirkişi raporunda; 1999 tarihinde üretilen ve kaza tarihi itibariyle 1 yaşında olan davalı işverene ait aracın kaza anına kadar 1.5 saat seyrettiği ve sürücü kazalının ( E ) sınıfı sürücü belgesine sahip olduğu belirtildikten sonra, davalı işverenin kazanın oluşunu önlemek bakımından alabileceği başka bir iş güvenliği önlemenin bulunmaması nedeniyle kusursuz ve kazalının %100 kusurlu olduğu açıklanmış. Mahkemece hükme esas alınan 07.07.2004 tarihli ikinci bilirkişi raporunda ise; ilk raporda belirlenen maddi olgulardan farklı kabul çerçevesinde davalıya %25 ve kazalıya %50 oranında kusur verildikten sonra lastik patlamasının trafik-iş kazasının meydana gelmesinde %25 oranında etkili olduğu belirtilmiştir.
Şu durumda her iki rapor arasında açık çelişki bulunduğundan; öncelikle, maddi olgunun hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, sonrasında ise konusunda uzman kişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan yöntemince düzenlenmiş ve kusur oranları ve aidiyetleriyle ilgili beliren çelişkilerin giderilmesi yönünde kusur raporu alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, anılan çelişki giderilmeden ikinci raporun esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan 506 Sayılı Kanunun 25. maddesi kapsamında 15.09.2002 tarihinde kontrol muayenesine tabi tutulması gereken sigortalının, anılan muayene sonucu ve sürekli iş göremezlik derecesinin değişip değişmediği araştırılmaksızın Mahkemece karar verilmesi de isabetsizdir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy