(506 S. K. m. 134) (818 S. K. m. 96)
Dava: Davacı, 3.209.595.798 liranın yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik hakimi M. A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davacı Sosyal Sigortalar Kurumu ile davalı Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında, vefat eden sigortalının ATM kartı ile, davalı G. tarafından ATM'lerden çekilen aylıkların davalılardan müştereken müteselsilen tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanunla kurulmuş olan istisnai nitelikli özel mahkemelerdir.
Somut olayda mahkemenin görevini belirlerken taraflar arasındaki uyuşmazlığın hangi hukuki sebebe dayandığına bakmak gerekir. Dosya kapsamına göre, davacı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı ile Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Genel Müdürlüğü arasında, Kurumdan gelir ve aylık alanlara yapılacak ödeme işlemlerinin usul ve esaslarına dair bir protokol imzalandığı ve davalı bankanın protokol hükümlerini yerine getirmediğinden; davalı G.'ın ise; hakkı olmayan yaşlılık aylıklarını çektiği iddiasıyla, alacağın talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı G.'ın, haksız olarak çektiği yaşlılık aylıklarının tahsili isteminin yasal dayanağının 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunundan kaynaklandığı belirgin olup aynı yasanın 134. maddesi bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğini hükme bağlamıştır. Ancak, davanın Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Genel Müdürlüğüne ilişkin kısmının protokol hükümlerine aykırılıktan kaynaklanmış olması nedeniyle, yasal dayanağı Borçlar Kanununun 96 ve devamı maddeleri olup, davanın bu kısmına ilişkin uyuşmazlığın çözüm yeri genel mahkemelerdir.
24.05.1974 gün ve 484/596 sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da açıkça belirtildiği üzere, açılan davanın bir bölümü genel mahkemenin, bir bölümü iş mahkemesinin görev alanına girmekte ise; aralarındaki bağlantıdan ötürü davanın iş mahkemesinde görülebileceği kuralı göz ardı edilerek davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy