(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine.
2- Dava, 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca açılmış rücuan alacağa ilişkindir. Rücu davaları haleflik ilkesine dayanır. Kurumun rücu hakkı, sigortalının tazmin sorumlularından isteyebileceği miktarı geçemez.
Mahkemenin aldığı 12.11.2004 tarihli hesap raporunda; sigortalının gerçek zararı, 11.576.843.617.-lira olarak tespit edilmiştir. Kurumun rücu davası olmasaydı sigortalı bu miktarı işverenden isteyebilecekti. Ne var ki, halefiyet ilkesi gereğince Kurum bu zararı işverenden isteyebilecektir. Ancak, sigortalı işverenle birlikte düzenlediği 31.08.2000 tarihli ibranamede; iş kazası nedeni ile uğradığım tüm maddi ve manevi zararlarımı faiziyle birlikte tamamen aldım şeklinde bir beyanda bulunmuştur. Sigortalının işveren aleyhine açtığı 2000/1179 Esasında kayıtlı maddi ve manevi tazminat dosyasında; sigortalı 10 milyar maddi, 5 milyar manevi tazminat aldığını söylemek suretiyle davadan feragat etmiştir. Aynı sigortalı bu davanın yargılaması yapılırken 12.10.2004 tarihli oturumda verdiği ifadede; 5 milyar manevi 20 milyar maddi tazminat aldığını söylemiştir.
İşçinin bu konudaki beyanının esas alınması gerekir ise de; işverenin işçiyi yönlendirdiği rücu davasından kurtulmak amacıyla sigortalıya böyle ifadeler verdirdiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle sigortalının beyanlarına itibar edilmemiştir. İşveren sigortalıya banka kanalıyla 25 milyar TL.'sı ödediği dosya kapsamı ile sabittir. İşveren avukatı 16.05.2003 tarihli oturumda; sigortalıya 25 milyarın 9 milyarı maddi, 2 milyarı manevi, 14 milyarı işlemiş faiz olarak ödendiğini söylemiştir. Bu beyan işvereni bağlayacağından; sigortalıya 9 milyar maddi tazminat ödendiği sonucuna varılarak, sigortalının gerçek zararından düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, Sosyal Sigortalar Kurumu vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy