(506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1993 Ocak ve 2003 Eylül ayları arasında bekçi olarak sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespiti ile yatırılmayan sigorta primlerinin belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı Ocak 1993-Eylül 2003 yılları arasında davalı işverenin yanında çalıştığı iddiasıyla, bu yıllarda eksik bildirilen sigortalı hizmetlerinin tespitini istemiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne, davacının 16.10.1995 - 20.10.2002 tarihleri arasında eksik bildirilen 1229 gün hizmetinin tespitine karar verilmiştir.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiği Dairemizin içtihadları gereğidir. İfadeleri hükme dayanak alınan tanıklar; kayıtlara geçmiş kişiler olmadığı gibi, aynı çevrede benzer işi yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimseler de değildir. Dosyada mevcut işe giriş bildirgelerinde ve ücret bordrolarında davacının imzasının bulunduğu ve imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmediği, ücret bordrolarında davacının bazı aylardaki kısmi çalışmasını imzası ile onayladığı, bu durum karşısında söz konusu aylarda davacının bordroda belirtilen süreden fazla çalıştığının kabulüne imkan bulunmadığı, işyerindeki çalışmalarının kesintili geçtiğine ilişkin karinenin aksinin eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece yapılacak iş, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak bildirge ve bordrolardan davacının imzası olanlar saptanarak imzasını içeren bordrolarda geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden de dosyada mevcut deliller değerlendirilerek ve gerektiğinde araştırma yaparak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen bu hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy