(1479 S. K. m. 24, 25, Ek. m. 20)
Dava: Davacı, davalı Kurumun emekli aylığından yaptığı Sosyal Güvenlik Destek Primi kesintisi ve çıkarılan borcun iptaline, kesilen tutarın yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanaklarından bulunan 4447 Sayılı Yasa ile değişik 1479 Sayılı Yasanın Ek 20. Maddesi hükmüne göre; Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin 1 numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren, çalışmalarının sona erdiği ay dahil %10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Belirtilen madde hükmüne göre; yasanın yürürlüğe girdiği 08.09.1999 tarihini takip edilen aybaşı olan 01.10.1999 tarihinden itibaren yaşlılık aylıklarından %10 Sosyal Güvenlik Destek Primi kesilmesi gerekmektedir.
1479 sayılı Kanunun 24. maddesi hükmüne göre; kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar anılan kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olup, aynı Kanunun 25. maddesinin a ve b bentlerinde gelir vergisi mükellefi olanların mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanların Esnaf ve Sanatkarlar sicilinden veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki üye kayıtlarının silindiği tarihten itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalılıklarının sona ereceği öngörülmekte ise de, vergi kayıtları, meslek kuruluşu ve Esnaf ve Sanatkarlar sicili kayıtları, sigortalıların gerek kendi nam ve hesabına kazanç temini için bağımsız çalışmalarının varlığı ve başlangıcı gerekse sona erdiği tarih bakımından yasal karine teşkil etmekte olup, aksinin taraflarca ispatı mümkündür.
Somut olayda, 01.07.1993 yılından itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacının, 15.05.1990 tarihinde başlayan Burdur Esnaf ve Sanatkârları Odasındaki kaydının 02.07.2004 tarihine, 15.05.1990 tarihinde başlayan vergi kaydının 29.03.2001 tarihine, 14.05.1990 tarihinde başlayan Esnaf Sicil kaydının 24.12.2003 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmakta olup, mahkemece davacının vergi kaydı 29.03.2001 tarihinde sona erdiği ancak yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmasına devam etmediğinden bahisle, davacının aylığından kesilen Sosyal Güvenlik Destek Primi ve gecikme cezalarının iadesine dair yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
Mahkemece, davacının 01.10.1999 sonrası dönemde, Burdur Esnaf ve Sanatkarları Odasına aidatların ödenip ödenmediği, vergi kaydı nedeniyle gelir vergisi ve muhtasar vergi beyannameleri getirtilerek kendi nam ve hesabına kazanç temini için bağımsız çalışmalarının varlığı araştırılmalı, elde edilecek deliller birlikte değerlendirildikten sonra hasıl olacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy