(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Sigortalı tarafından işveren aleyhine açılan ve Kayseri İş Mahkemesinin 2001/198-1624 karar sayılı ilamıyla sonuçlanan tazminat davasında; davalı işverenin %80 kusuruna kazalı sigortalının %64 maluliyet oranına göre gerçek zarar tavanı belirlenmiş, zararın Sosyal Sigortalar Kurumu tahsisleri ile karşılandığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, kısmen manevi tazminatın tahsiline dair karar 21. Hukuk Dairesinin 21.03.2002 tarihli ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
Eldeki temyize konu ilk rücu davası ise; aynı işverene yöneltilmiş olup, gelir ve masrafların tamamının 26. maddeye göre tahsili istemine ilişkindir. Hükme esas alınan hesap raporunda, müfettiş tarafından işverene izafe edilen %100 kusur dikkate alınarak ve %64 maluliyet oranına göre sigortalının gerçek zarar tavanı yeniden belirlenmiştir. Mahkeme ise; tazminat davasında %80 işveren kusurunun kesinleştiğini bildirerek kusur yönünden tazminat davasını tavan hesabı yönünden de ilk rücudaki hesap raporunu esas alarak yazılı şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Bu tür davalar halefiyet ilkesine dayandığından Kurumun rücu hakkı hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği miktar ile sınırlıdır. Sigortalı tarafından açılan tazminat davasında kusur ve zarar saptanıp kesinleştiğine göre, tazminat davasının taraflar yönünden bağlayıcılığı gözetilmeksizin yeniden hesap raporu alınmak suretiyle karar verilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy