(506 S. K. m. 80) (6183 S. K. m. 51, 58)
Dava: Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 548.773.050.554.- Liranın yasal faizi ile birlikte tahsili ve gecikme zammı faizi borcu bulunmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.10.2004 Salı günü tayin edilerek tarafları i çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı adına Av. N.H. ile karşı taraf adına Av. H.Y. geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi E.T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Süresinde ödenmediği için taksitlendirilen prim borcu kapsamında gecikme zammına uygulanan yasal faiz nedeniyle yapılmış olan 548.773.050.554.- Liranın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle istirdadı, ayrıca takside bağlanan borçlar nedeniyle ödenmesi gereken aynı nitelikteki 500.604.147.512.- Lira yönünden de borçlu olmadığının tespiti istemli davanın yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Kanunun 80 ve 6183 Sayılı Kanunun 51-58. maddeleridir. Gecikme zammının özünde yeterli bir müeyyide ve faiz niteliğinde olduğu, 6183 Sayılı Kanunun 51 ve 52. maddelerinin gecikme zammına faiz tahakkuk ettirilmesine cevaz vermediği gibi, Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2004 gün ve 2004/10-104 Esas 2004/94 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, "506 Sayılı Yasanın değişik 80. maddesinde kurumun prim ve benzeri alacakları için genel kuraldan ayrılan bir temerrüt faizine yer verilerek gecikme zammından söz edilmekte ise de, prim borcunun zamanında ödenmemesi halinde, kurumca talep edilecek karşılık, kamu hukuku karakterli bir para alacağı için öngörülen ( nitelikli ) temerrüt faizinden ibaret olup, genel ilke uyarınca buna ayrıca temerrüt faizi yürütülmesine yasaca olanak bulunmamaktadır" değerlendirmesi ile Hukuk Genel Kurulu'nun 16.06.2004 tarih, 2004/19-357 E., 2004/360 K. sayılı ilamında yer alan aynı yöndeki yaklaşıma uygun olarak, ödenmeyen prim borçlarına ilişkin gecikme zammına ayrıca yasal faiz uygulanamayacağı yönündeki mahkeme kabulü usul ve yasaya uygundur.
Borçlu olunmadığının tespiti istenen değer yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, istirdadı istenen miktar konusunda tarafların sunduğu belgeler ve toplam miktar farklı olup bu konudaki çelişkinin, taksitlendirme ve ödemeye ilişkin tüm belgeler getirtilerek, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle istirdadı gereken miktarın çelişkiden uzak biçimde belirlenerek hüküm altına alınması gereğinin gözetilmemiş olması; ayrıca, davalı kurumun harçtan bağışıklığı yönündeki yasal düzenleme ve davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğu gözetildiğinde, eldeki davada karar ve ilam harcına hükmedilmesine olanak bulunmadığı yönü göz ardı edilerek, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 417. maddesine aykırı şekilde harcın lehine karar verilen davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi ve borçlu olunmadığının tespiti istenen miktarın da parasal değer olarak belirtildiği, konusu para ile ölçülebilen bu değer üzerinden hükmedilecek vekalet ücretinin de nispi tarifeye göre hesaplanıp hüküm altına alınması gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı avukatı yararına takdir edilen 400,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıya, davalı avukatı yararına takdir edilen 400,00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıya yükletilmesine, 01.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy