(6183 S. K. Mük. m. 35)
Ödeme emrinin iptali ile, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi davasının bozmaya uyarak yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar Avukatlarınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.10.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına Av. Saniye Barut ile karşı taraf adına Av. Funda Küçükgüner geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukat ve şirket sahibinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Uyulan bozma ilamı içeriğinde, ...ödeme emrine konu kira (farkı) alacağının, Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 7.3.1997 Tarihinde kesinleştiği belirtilen, 1995/1177 Esas ve 1997/51 Karar sayılı ilamı ile yapılan kira tespitinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kira farklarından oluşan bu alacak, mahkemenin tespit hükmünün kesinleşmesinden itibaren kurum alacağına dönüşerek tahsil edilebilirlik niteliği kazanmaktadır...
Şirket müdürü olduğu taraflarca çekişmesiz olan davacıdan Kurum kira alacağının tahsilinin hukuksal dayanağı kanuni temsilcilerin sorumluluğunu düzenleyen 6183 sayılı Yasanın Mükerrer 35. maddesi hükmüdür. Bu madde hükmü ile, tüzel kişinin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarından tahsil edilebilmektedir... Uyuşmazlığın çözümü için, anılan maddede aranan bir diğer koşul olan kanuni temsilci sıfatının davacı İlhan Yaman'ın taşıyıp taşımadığı sorununun açıklığa kavuşturulması gerekir.
Mahkemece, Türk Ticaret Yasasının limited şirketlerin idare ve temsiline ilişkin 540-541 vd. maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri gözetilerek davacının kanuni temsilci sıfatını taşıyıp taşımadığı araştırılmalı, oluşacak kesin kanaat ile hüküm... kurulması gereğine değinilmiş olup; yapılan inceleme sonucu toplanan bilgilerden, 26.9.1994 tarihli, 8 numaralı ortaklar kurulu kararıyla 5 yıl süreyle şirketi temsile yetkili kılınan davacının bu yetkisinin, 05.8.1996 tarihli, 12 sayılı kararla sona erdirildiği ve durumun 20.8.1996 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiği, takibe konu kamu alacağının ise yukarıda da açıklandığı üzere davacının kanuni temsilcilik sıfatının sona ermesinden sonra oluştuğu gerçeği karşısında, ödeme emrinin davacı yönünden iptaline karar verilmesi gereğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 400,00. lira duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy