(1479 S. K. Geç. m. 23)
Dava: Davacı, sigortalılık durumunun devam ettiğinin sigortalılık hak ve vecibelerinin Kurum tarafından kabul edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 10.08.1987 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalısı iken, 27.11.2000 tarihinde vergi kaydını kapatarak isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalısı olmuş ve sağlık sigortasından yararlanmaya başlamış, ancak, Kurum 619 sayılı KHK gereğince davacıya yaptığı sağlık yardımını kesmiştir.
4956 sayılı Yasanın 47. maddesi ile 1479 sayılı Yasaya eklenen geçici 23. madde gereğince 04.10.2000 tarihinden önce; bu Kanuna ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre isteğe bağlı sigortalı olarak kayıt ve tescili yapılıp sağlık sigortası primi ödemiş olanlar, zorunlu sigortalılık kapsamından çıkarak isteğe bağlı sigortalı olanlar, talepleri doğrultusunda sağlık sigortası primi kesilmeyenler, isteğe bağlı sigortalı olmak için talepte bulunmadan sigorta ve sağlık sigortası primlerini ödemiş olup ödemeleri isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak değerlendirilenler, 04.10.2000 tarihinden sonra zorunlu sigortalılık kapsamından çıkarak isteğe bağlı sigortalı olanlar ile bunlardan malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı alanlar, bu sürelere ilişkin prim ve her türlü borçlarını bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde talepte bulunmaları ve talep tarihinden itibaren altı ay içinde ödemeleri şartıyla bu Kanun hükümleri çerçevesinde sağlık sigortası yardımlarından yararlanabilirler hükmü çerçevesinde bu madde gereğince prim borcunu ödemesi halinde sağlık yardımından yararlanabilecektir. Mahkemece bu yönde inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy