(506 S. K. m. 26)
Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava; 26.08.1996 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 Sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca davalı işverenden tahsili işlemine ilişkindir. Mahkeme, istek gibi davanın kabulüne karar vermiştir.
1- Kusur yönünden yapılan inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Sigortalının ölümüne neden olan dikiş makinesindeki elektrik kaçağı daha önce fark edilerek, şalter bant şefi tarafından kapatılmış, ayrıca, çalışmaması hususu şef yardımcısı tarafından sigortalıya ikaz edilmiş ve bu durum arıza işyeri elektrikçisine bildirilmiştir. Ancak, ve ikaza rağmen arızayı bizzat gidermeye kalkışan ve bu sebeple şalteri açan sigortalı cereyana kapılarak zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalmıştır. Olaya ilişkin olarak, sadece dava dışı personel genel müdürü aleyhine açılan kamu davası 4616 sayılı Yasaya göre ertelenmiş, Kurum müfettişi tarafından düzenlenen 14.10.1997 tarihli raporda ise; işveren ve 3. kişilerin kasıt ve kusurlarının bulunmadığı belirtilmiştir. Hükme dayanak kılınan 29.04.2004 tarihli kusur raporunda ise işverene %62,5, ölen sigortalıya %37,5 oranında kusur izafe edilmiştir. Kusur raporlarının 506 Sayılı Yasanın 26, 1475 sayılı Yasanın 73, 4857 sayılı Yasanın 77 ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 ve devamı maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerektiğinden iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için ve ölen sigortalının talimat dışı davranış olgusu da göz önünde bulundurularak işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişiler kurulundan yöntemince düzenlenmiş kusur raporu alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur.
2- Hak sahipleri tarafından İstanbul 5. İş Mahkemesinin 1996/946 Esasında işveren aleyhine açılan tazminat davası feragatle sonuçlanmıştır. İbra yada ödemeye ilişkin celse zaptına geçen bir beyan ya da dosyaya ibraz edilmiş bir belge mevcut değildir. Sigorta müfettişince tazminat davasında 2.000.000.000 lira maddi ödeme yapıldığı ve ibranamenin ekli olduğu belirtilmiş ise de; rapor ekinde adı geçen belgeye rastlanmamıştır. Hal böyle iken, ödemenin mevcut olup olmadığı şayet yapılmış işet ne kadarının maddi ne kadarının manevi tazminata ilişkin olduğu ve gerçekliği araştırılmaksızın müfettiş beyanı çerçevesinde hak sahiplerinin dış tavanlarından indirim yapan hesap raporuna göre hüküm tesis edilmesi yerinde bulunmamıştır.
Öte yandan, "Hak sahibi Z. 01.01.1994 doğumlu olup olay tarihinde - 2 yaş 7 ay 23 günlük olmasına rağmen 3 yaş yerine 4 yaşında kabul edilerek tavan hesabının bir yıl noksan yapılmış olması da usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece yapılacak iş; yukarda belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde yeniden kusur ve hesap raporu alarak ve denetlendikten sonra, sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Kuşkusuz düzenlenecek yeni hesap raporunda eski donelerle bağlı kalınmalıdır.
O hâlde, davacı ve davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye 14.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy