(506 S. K. m. 26) (4958 S. K. m. 23) (1086 S. K. m. 417, 423, 427)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava; 30.03.2002 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %28,2 oranında meslekte kazanma güç kaybına uğrayan sigortalı için Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, işveren hakkındaki davanın talep gibi kabulüne, 3 kişi ve diğer davalı şirkete yönelik davanın ise reddine karar vermiştir.
1- Gelir bağlama kararında, sigortalıda oluşan %28,2 meslekte kazanma gücü kaybı oranı bakımından 01.06.2004 tarihinde kontrol muayene kaydı bulunmasına, giderek bu durumun gerek rücu alacağı gerekse tavanı oluşturan miktara doğrudan etkili bulunmasına karşın, sonucu araştırılarak, uğranılan iş kazasına bağlı olarak sigortalının meslekte kazanma güç kaybı oranının kesin biçimde belirlenmesi gereği ve oluşacak farklılığın peşin değerli gelir ile gerçek zarar tavan değerine etkisi üzerinde durulmamış olması,
2- 4958 sayılı Yasanın 23/c maddesindeki harçtan bağışıklık durumu sadece SSK yönünden geçerli olup, Kurum tarafından açılan davaların kabulü halinde, kabul edilen miktar üzerinden ve 492 sayılı Harçlar Yasasındaki tarifeler uyarınca hakkındaki davanın kabulüne karar verilen davalı aleyhine harç yükletilmesi yasal bir zorunluluk olduğu halde harç alınmasına yer olmadığına biçiminde hüküm tesis edilmesi,
3- Hakkındaki davanın reddine karar verilen 3 kişi şirket tarafından düzenlenmiş ve dosyaya ibraz edilmiş bir vekaletname bulunmamasına rağmen ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 423. maddesine aykırı olarak adı geçen şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
4- Davanın kabulüne karar verilmesine rağmen ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 417. maddesi gözetilmeksizin yargılama giderlerinin davacı Kurum üzerinde bırakılması,
5- Peşin değerli gelir ve masraftan oluşan toplam 56.898.329.853 lira Kurum zararının fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle %0,87 sine karşılık gelen 500.000.000 liranın tahsilinin istenmiş olmasına rağmen 5219 sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427. maddesine yanlış anlam verilerek ve temyize konu davanın kısmi dava olduğu gözetilmeksizin davaya ve kabule konu miktar dikkate alınarak kararın kesin olduğuna dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenleridir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy