(506 S. K. m. 26, 109) (2709 S. K. m. 73) (3065 S. K. m. 20) (1086 S. K. m. 423)
Dava: Davacı, işkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Kazalının günlük kazancının, 29.08.1990 tarihli vizite kağıdında 14.444 lira, 12.10.1990 tarihli vizite kağıdında ise 14.960 lira olarak belirtilmesi karşısında, Kurumun rücu alacağının dış tavanını oluşturan gerçek zarar miktarının belirlenmesinde bu farklılıkların dayanakları araştırılıp sigortalının, iş kazasının meydana geldiği 28.06.1990 tarihi itibarıyla fiili ücreti saptanmaksızın, 1992 yılının ilk yedi aylık dönemi yönünden giydirilmiş ücreti esas alan bilirkişi raporunun hükme dayanak kılınması isabetsizdir. Bu yönde Mahkemece gerçek günlük kazanç tutarı saptanmalı, anılan kazancın asgari ücretin üzerinde olması durumunda bu fazlalık oranı sonradan yürürlüğe giren asgari ücretlere de yansıtılmalı ve 24.02.2003 tarihli hesap raporundaki unsurlar ile dönem başlangıç ve bitiş tarihleri aynen kabul edilerek gerçek zarar tutarı belirlenmelidir.
Öte yandan Anayasanın 73 üncü maddesi ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 20 inci maddesi hükümlerine göre, yararına hüküm kurulan taraf vekilinin hizmetinden yararlanan kişi olarak nitelendirilmesi olanaksız bulunan davada haksız çıkan taraf aleyhine, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 423 üncü maddesi hükmüne aykırı olarak, 04.12.2002 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 21 inci maddesi gereğince avukatlık ücreti ile birlikte katma değer vergisine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davalılara geri verilmesine, 21.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy