(1479 S. K. m. 63) (4721 S. K. m. 369)
Dava: Davacı, ölen sigortalının haksahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi ile Kurumun yapılan yardımlardan dolayı diğer sorumlulara rücu edebileceğinin öngörülmesine ve 4721 sayılı Yasa ile değişik Türk Medeni Yasasının 369. maddesi hükmü ile Ev başkanı, ev halkından olan küçüğün..... verdiği zarardan, alışılmış şekilde durum ve koşulların gerektirdiği dikkatle onu gözetim altında bulundurduğunu veya bu dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumlu bulunması yönündeki ev başkanı sorumluluğunun somut olayda gerçekleşmiş olmasına ve yasanın tanımladığı diğer sorumlular kapsamında ele alınması gerekirken, mahkemenin olayda davalı baba Sani'nin, davalı Atıf'ın vasisi olmadığından husumet yokluğu nedeniyle hakkındaki davanın reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Bağ-Kur'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy