(3201 S. K. m. 3) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacı, 01.12.1990-18.02.2002 tarihleri arasında fuzulen ödenen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:
Karar: 1- Dava 3201 sayılı Kanunun 3. maddesi uyarınca yapılan borçlanma ve 01.12.1990 tarihinden geçerli olmak üzere bağlanan yaşlılık aylığının yurda kesin dönüş şartına uyulmadığının anlaşılması gerekçesiyle bağlanış tarihi itibariyle iptal edilmesi üzerine fuzulen ödenen yaşlılık aylıklarının istirdadı istemine ilişkindir.
Sigortalının, Kuruma karşı açtığı dava sonucu, yurtdışı ilişkinin sona erdiği 31.12.1999 tarihini takip eden aybaşı olan 01.01.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğine karar verilmiştir. Bu karar kesinleşmiştir.
Mahkeme, sigortalıya 01.12.1990-31.12.1999 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarının (2.732.62 YTL) istirdadının gerektiğine karar vermiştir.
Davacı Kurum, 01.12.1990-31.12.1999 arası bir kısım borcu sigortalının biriken aylıklarından mahsup ettiğini belirttiğine göre, mahsup edilen miktarın istirdadına karar verilecek miktardan düşülmesi gerektiğinin gözetilmesi gerekir.
2-) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 9. maddesi ile Bir davanın takibi sırasında ... başka bir dava ile birleştirilmesi
durumlarında, her dava ayrı ücreti gerektirir. düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı Kurumun istirdada yönelik açtığı aynı mahkemenin 2002/170 Esas sayılı dava dosyası, iş bu dava dosyası ile birleştirilerek birlikte karar verildiğine göre, her dava için ayrı vekalet ücretine karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy