(506 S. K. m. 79/10)
Dava: Davacı, eşi İ.K.'nin davalılardan işverene ait işyerinde 15.06.1992 - 01.11.1993 tarihleri arasında asgari ücretle geçen çalışmalarının tespiti istemi ile bu çalışmalarının sigortalı hizmetlerden sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davalı işveren şirketçe üstlenilen Keçiören Ayvalı mahallesi muhtelif sokaklar pis su kanalizasyon inşaatı işinde 15.06.1992 - 01.11.1993 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı ve ustabaşı olarak kesintisiz çalışıldığı iddiasıyla Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespiti istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeniyle ilgili olması nedeniyle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Gerek ihale makamı olan ASKİ Genel Müdürlüğü, gerek Sigorta Teftiş Kurulu Başkanlığı, gerekse Sigorta İl Müdürlüğü bilgi ve belgelerinden söz konusu işin 24.05.1993 tarihinde bitirilip eksiksiz olarak kabulünün yapıldığı ve anılan tarih sonrasında çalışmanın gerçekleşmediği anlaşılmakta olup, bildirimi yapılmayan 24.05.1993 - 01.11.1993 dönemi yönünden istemin reddine yönelik Mahkeme kabulü yerindedir. Ancak, dört aylık sigorta primleri bordrolarında adları yazılı bulunan tanıkların anlatımlarına göre, işe ara verilmediği ve sigortalılar yönünden kesintili çalışmanın gerçekleşmediği kanıtlandığından 15.06.1992 - 24.05.1993 tarihleri arasında aralıksız çalışma olgusu nedeniyle anılan süre yönünden istemin hüküm altına alınması gerekirken, Mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yalnızca bildirimi yapılan sürelerde çalışıldığı gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 07.07.2005 günüde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy