(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, yaşlılık aylığını hak ettiği fiil ve itibari hizmet sürelerinin tespitiyle varsa emekli aylık istihkakının geriye dönük beş yıllık farklarının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. P. Akın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davacının yaşlılık aylığını hakettiği fiili ve itibari hizmet sürelerinin tespiti ile varsa emekli aylıklarının geriye doğru beş yıllık farklarının da yasal faiziyle ödenmesi istemine dair olup; mahkemece, davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığına esas hizmet süresinin 10245 gün olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davacıya davalı Sosyal Sigortalar Kurumundan 1.12.1981 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, daha sonra memur namzedi olarak geçirdiği 22.10.1941-18.4.1945 dönemini (3 yıl 5 ay) Emekli Sandığına borçlandığı, yine Emekli Sandığına tabi olarak 28.9.1984-1.7.1989 yılları arasında (4 yıl 9 ay) çalıştığı ve toplam 8 yıl 2 aylık bu süre dikkate alınarak Emekli Sandığı tarafından 1997 yılında toptan ödeme yapıldığı, anılan süreler birleştirilmek suretiyle davacının Emekli Sandığından emekli olmak istemine dair idari yargıda açtığı davanın reddedildiği ve kararın kesinleştiği (Ankara 5. İdare Mahkemesi, 1999/398-2000/982, Danıştay 11.D,2001/636-2004/1376) dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkemenin hükmüne esas aldığı 19.4.2004 tarihli bilirkişi raporunda, davacının yukarıda belirtilen 1941-1945 dönemine dair borçlanma süresinin de hesaba dahil edildiği, oysa bu sürenin toptan ödemeyle tasfiye edildiği ve davacının Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığı bağlanırken hesaplanan 9015 güne eklenecek hizmet süresinin bulunmadığı dikkate alınmaksızın davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy