(2926 S. K. m. 2, 3, 5)
Dava: Davacı, Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığının geçerli sayılarak çakışan dönemlerdeki tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile 01.07.1989 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalılığının geçerli sayılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E PA tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, Bağ-Kur'un terk işleminin ortadan kaldırılarak ve 15.9.1989 15.2.1992 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalılık süreleri dışlanarak davacının 2926 sayılı Yasaya tescil tarihi olan 1.7.1989'dan itibaren tarım Bağ-kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine dairdir.
2926 sayılı Kanunun 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlar ( yasaca öngörülen istisnaya konu edilenler dışında ) bakımından Tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde ise de; aynı Yasanın 5. maddesi hükmüne göre, yasada öngörülen süre içinde kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalıların hak ve mükellefiyetleri, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı gibi 9. madde ile de bu kanun kapsamında sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması esası öngörülmüştür.
Dosyadaki bilgi ve belgelerle somut olaya bu açıdan bakıldığında, 1.7.1989 tarihinde, re'sen ve tarımsal faaliyette bulunduğu muhtarca onaylanmış şekilde tarım bağ kur sigortalılığı kapsamına alınan davacının dava konusu dönemde; gerçek ve fiili anlamda tarımsal faaliyeti bulunup bulunmadığı ve bunun ne kadar süre devam ettiği yeterince araştırılmamıştır. Davacının ne zamandan beri köyde oturduğu, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyete ara verip vermediği, hangi tür ürünler ektiği, ne kadar ürün elde ederek nerelere sattığı, hayvanı olup olmadığı, ortalama gelirinin ne kadar olduğu ve geçimini sağlamaya yetip yetmeyeceği hususları muhtardan ve ihtiyar heyetinden sorulmadan ve zabıta marifetiyle araştırılmadan, gerekirse keşif yapılmak suretiyle belirlenmeden hüküm kurulması isabetsiz olup eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazı h şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy