(6183 S. K. m. 35) (506 S. K. m. 80)
Dava: Davacı, davalı Kurum tarafından İbiş M. ve Ahmet K. adlı işçiler hakkında resen yapılan prim tahakkuku işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Ş. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, Limited Şirketlerde hisse sahibi olup, asıl işveren Ömer-San İnş. San. Tic. Ltd. Şti. nin taşeronu olarak sözleşme imzalamış ve davaya konu 2002 yılında ise yine davacının hisse sahibi olduğu G. İnş. Taah. Turz. San. Ltd. Şti. ile asıl işveren arasında sözleşme imzalanmış, işçilerin primleri yine bu firma tarafından yatırılmış olduğundan davalı kurumun re'sen prim tahakkuku işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece, davacının G. ve Şuayip Ç. Ltd. Şirketlerinin her ikisinin de ortağı olup firma değişse de taşeron değişmediğinden ve davacının Göksırt firmasının 39/40 hissesine sahip olduğu, 20 yıl sınırsız temsile yetkili bulunduğundan prim borcundan da sorumlu olacağı için davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 80 ve 6183 Sayılı Kanunun 35. maddeleridir. Limited Şirket ortağının prim borcundan dolayı sorumluluğu ancak şirketten tahsil imkanı bulunmayan hallerde sermaye payı oranındadır. Somut olayda, sigortalıları çalıştıran G. Ltd. Şti.nin işveren sıfatını taşıdığı ve bu nedenle prim borcundan 1. derecede sorumlu olduğu tartışmasızdır. Kurumun borçlu şirkete başvurmadan doğrudan doğruya şirket ortağı sıfatıyla davacı Şuayip Ç. hakkında borç tahsili amacıyla girişimde bulunması yasa hükümlerine aykırı olup; davacının, Kurum işleminin iptaline ilişkin isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy