(506 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 388)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan S. İnş. Tic. Ltd. Şti. ile H. S. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Aydın Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davanın yasal dayanağını teşkil eden 506 sayılı yasanın 26. maddesi kusura dayalı sorumluluğu düzenlemiştir.
1- Borçlar Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca ceza davası sonucu verilen mahkumiyet kararı ile olayda sorumluluk olgusu kesinleşen ve keza, hak sahiplerinin açmış olduğu tazminat davasında % 40 kusuru saptanan davalı H.S.'in temyiz itirazlarının reddine;
2- Davacı kurum ve davalı S. İnş. Mim. Ltd. Şti. 'nin temyiz itirazlarına gelince;
a ) Mahkemece, sigortalının hak sahipleri tarafından açılarak kesinleşen tazminat davasında alınmış kusur raporuna dayanılarak hüküm kurulmuş ise de; davalı S. İnş. Mim. Ltd. Şti.'nin tazminat davasında taraf olma sıfatının bulunmaması nedeniyle, o davada alınmış kusur raporunun adı geçen davalı şirket bakımından halefiyet ilkesinden bahisle işbu rücu davasında bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Davalı S. İnş. Mim. Ltd. Şti.'nin kusur durumunu belirleyecek şekilde yeniden kusur raporu alınmalı, Kurum açısından halefiyet kuralı çerçevesinde bağlayıcı olan tazminat davasında kesinleşen sigortalının müterafik kusur oranı gözetilmek suretiyle kusur incelemesi yapılmalıdır.
b ) Mahkeme kararının Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 388. Maddesinde tanımlanan unsurları taşıması ve "tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adresleri "bu hüküm gereği kararda yer alması gerekir. Davalı V... E. A.Ş.'nin ve vekilinin adının karar başlığına yazılmaması bu nedenle isabetsizdir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ve davalı S. İnş. Mim. Ltd. Şti. 'nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı S. İnş. Tic. Ltd. Şti'ne iadesine, 10.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy