(1479 S. K. m. 79, Geç. m. 23)
Dava: Davacı, 13.10.1982 - 20.08.2004 tarihleri arasındaki hizmet süresinin kesintisiz olarak geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Hatice K. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Yasalar yürürlüğe girdikleri tarihten sonraki olaylara uygulanır. Sosyal güvenlik hukuku kamu düzeniyle ilgili olup sigortalılar yönünden ilgili yasalar ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonra uygulanacağından Kurumun 4956 sayılı yasa ile değişik 1479 sayılı Yasanın 79. maddesinin dayanağı bu yasanın yürürlük tarihinden önceki dönem yönünden prim ödememe olgusuna dayanarak davacı sigortalının isteğe bağlı sigortalılığını kabul etmemesi bu nedenle yasaya uygun düşmemektedir. Bu itibarla 31.03.2001 ile 4956 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihleri arasında davacının isteğe bağlı sigortalılığını prim ödememe nedeniyle geçersiz sayan Kurum işlemi yerinde olmadığından bu döneme ilişkin sağlık sigortası prim borçlarının 1479 sayılı Yasanın 53. maddesi gereğince tahsili halinde bu dönemdeki isteğe bağlı sigortalılığa geçerlik tanınması gerekir.
4956 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten sonra ise uyuşmazlıkla ilgili 1479 sayılı Yasanın geçici 23. maddesinin yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihinden itibaren 1 yıl içinde davacı Kuruma yazılı olarak başvurduğuna ve borçlarını ödemek istediğine göre süresinde yapılan bu müracaat çerçevesinde 23. maddedeki esaslar doğrultusunda davacının Kuruma olan prim borcunu ödemesi için davacıya mehil verilmesi ve sağlık sigortası primlerini ödemesi halinde Kuruma terk dilekçesi verdiği 03.05.2004 tarihine kadar davacının isteğe bağlı sigortalı olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy