(506 S. K. m. 26) (4857 S. K. m. 77)
Dava: İş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar Avukatlarınca istenilmesi ve davalılar Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.06.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalılar adlarına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Av. Z N geldi. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi E T tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1-Dava, işveren S A'a ait bina inşaatı işyerinde çalışan sigortalının iş kazası sonucu ölümü üzerine hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirlerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine yönelik olup, S A dışındaki davalılar, işveren vekili T A'un mirasçısı konumundaki kişilerdi.S. ise anılan kişinin mirasçıları arasında yer almadığı gibi, dava dilekçesi içeriğinde işveren olduğuna değinilerek, işveren ve vekilinin kusuruna göre tazminata hükmedilmesi gereğine yer verildiği ve hüküm kurulurken de işveren ve vekilinin kusur oranları gözetilmek suretiyle sonuca varılması gerektiği halde; tüm davalılara işveren vekili T. 'un mirasçısı sıfatıyla husumet yöneltildiği gerekçesinden hareketle, yalnızca T. 'ye atfedilen %20 kusur oranıyla sınırlı ve mahkemenin kabul şekli karşısında mirasçı konumunda olmayan S'da bu sıfatla sorumlu kılar şekilde hüküm kurulmuş olması,
2-Tazmin sorumlularının iş kazasının gerçekleşmesinde etken kusur oranlarının tespitine yönelik incelemede, mevzuatın taraflara yüklediği edimler, bunların olaydaki ihlal şekli ve sonuç üzerindeki etki oranlarının ayrıntılı olarak irdelenerek belirlenmesi gereğine karşın; hükme dayanak bilirkişi raporunda, anılan yönteme uygun bir inceleme yapılmadığı, 27 yaşında usta işçi konumundaki kazalının kalıp çakma işlemi için üzerine çıktığı merdiveni kaymayacak biçimde yerleştirmesi gereğine yer verildikten sonra, uygun sıpa iskele veya üç ayaklı merdiven kullanması gereğine değinilerek, yapılan işe ve bilimsel gelişmenin getirdiği olanaklara uygun araç temini konusundaki sorumluluğun işverenin yükümlülükleri arasında yer almasına karşın, aynı gerekliliğin sigortalı açısından da kusurlu davranış olarak nitelendiği ve olayda adı geçmeyen kişiler yönünden dahi değerlendirme içerdiği gözetilerek, tarafların iş kazasının oluşumunda etkili kusurlu davranışlarının işçi sağlığı ve İş güvenliği kuralları yönünden irdelendiği, tarafların itirazları, ceza yargılaması sürecinde toplanan kanıtlar ve kesinleşen maddi olgularda gözetilerek iş kolunda uzman bilirkişi kuruluna düzenletilecek raporun, dosyadaki kanıt ve bilgiler ışığında değerlendirilmesiyle sonuca varılması gereği gözetilmeksizin, yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Davacı Avukatı yararına takdir edilen 400,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, 14.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy