(1479 S. K. m. 24, 25)
Dava: Davacı Bağ-Kur sigortalılığının 05.07.1997 tarihinde sona erdiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A.B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, davacının kamyonunu satarak mülkiyetini devretmesi sonucu nakliyecilik faaliyetine son verdiği 05.07.1997 tarihinde zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının sona erdiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Davanın yasal dayanaklarından bulunan 1479 Sayılı Kanunun 24. maddesi hükmüne göre; kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar anılan kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olup, aynı kanunun 25. maddesinin ( a ) ve ( b ) bendlerinde "gelir vergisi mükellefi olanların mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri" "gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanların esnaf ve sanatkarlar sicilinden veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki üye kayıtlarının silindiği" tarihten itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalılıklarının sona ereceği öngörülmekte ise de, gelir vergisi, meslek kuruluşu ve esnaf ve sanatkarlar sicili kayıtlan, sigortalıların gerek kendi nam ve hesabına kazanç temini için bağımsız çalışmalarının varlığı ve başlangıcı gerekse sona erdiği tarih bakımından yasal karine teşkil etmekte olup, aksinin taraflarca ispatı mümkündür.
Somut olayda; davacının 05.07.1997 tarihinde sattığı aracının dışında başka aracının bulunup bulunmadığı, kendi nam ve hesabına bağımsız çalışması olup olmadığı ve bu anlamda 05.07.1997 tarihinden sonra vergi dairesine muhtasar beyanname ile ticari kazanç bildiriminde bulunup bulunmadığı sorularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.07.2005 gününde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy