(506 S. K. m. 26)
Dava: İşkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi taraflar Avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.06.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Av. Zahide Nuhut geldiler. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hakimi Ercan Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Davacı Kurum vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2- Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 26. maddesidir. Halefiyet ilkesine dayanan bu tür davalarda, Kurumun rücu hakkı, sigortalı veya hak sahiplerinin tazmin sorumlusundan isteyebileceği tazminat miktarıyla sınırlı olup o miktarı aşamaz. Dolayısıyla tazmin sorumlusunun sigortalıya noterde düzenlenen ibraname vasıtasıyla yaptığı ve gerçekliği tespit edilen harici ödemenin rücu alacağından (tavandan) düşülmesi gereği gözetilerek; davalı şirket tarafından yapıldığı iddia edilen ödemenin ve ibraz edilen ibraname ve ödemeyi gösterir belge içeriklerinin gerçeğe uygun olup olmadığının, şirket kayıtları üzerinde yapılacak incelemeyle araştırılıp belirlenmesi ve ödeme yapıldığının anlaşılması halinde, ödemenin maddi tazminat karşılığı olan kısmı ayrıştırılarak davalıların tazmin sorumluluğunu belirleyen gerçek zarar tavan değerinden düşülmesi ve istemin mahsup sonrası kalan gerçek zarar tavan değerine göre yapılacak kontrol sonucuna göre hüküm altına alınması gereğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy