(506 S. K. m. 128) (6762 S. K. m. 468) (4721 S. K. m. 110)
Dava: İşveren katkı pay ve ücretlerden kesinti yoluyla vakfa yatırılan paralar nedeniyle iş akdinin feshi üzerine doğan zararın tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı Avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.01.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davacı adına vekili ile karşı taraf vekili geldiler.Duruşmaya başlandı.Hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Türk Ticaret Bankası A.Ş. çalışanıyken hizmet akdi feshedilen davacının, ücretlerinden yapılan kesintiler ile işveren iştirak payı olarak davalı Türk Ticaret Bankası Munzam Sosyal Güvenlik Emekli ve Yardım Sandığı Vakfı'na yatırılan paralar ve yoksun kalınan emekli ikramiyesinin hesap unsuru olarak değerlendirmeye alınarak, vakıf üyeliğinin son bulması nedeniyle oluşan zararının tam olarak tespiti, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşuluyla 200.000.000 liralık kısmının, iş akdinin feshine bağlı olarak, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca yasal faiziyle tahsili istemine yönelik davasının yargılaması sonucunda, davalı Türk Ticaret Bankası hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalı hakkındaki davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Hakkında hüküm kurulan davalı Vakfın, 506 sayılı Yasanın 128. maddesinde adı geçen ve uygulamada munzam sandık olarak tanımlanan vakıflardan olması nedeniyle, konuya ilişkin temel düzenlemeleri içeren Türk Ticaret Kanunu'nun 468., Türk Medeni Kanunu'nun 110. maddesi ve sosyal güvenlik haklarıyla yakın ilgisi nedeniyle, nimet külfet dengesi ve buna dayalı kazanılmış sosyal güvenlik haklarının korunması temel ilkeleriyle çelişmemek kaydıyla, değerlendirmenin özellikle vakıf mevzuatı çerçevesinde yapılması zorunluluğu gözetilerek, Türk Ticaret Bankası Munzam Sosyal Güvenlik Emekli ve Yardım Sandığı Vakıf Senedi'nin 28. maddesi uyarınca hazırlanan Munzam Sosyal Güvenlik Hakları Yönetmeliği'nin "Toptan Tazminat Ödenmesi" başlıklı 8. maddesi ile Türk Ticaret Bankası Munzam Sosyal Güvenlik Emekli ve Yardım Sandığı Vakıf Senedi'nin 30. maddesi uyarınca hazırlanan Gelir Kaynakları Yönetmeliği'nin 9. maddesi hükümleri esas alınarak yapılan inceleme sonucunda, Munzam Sosyal Güvenlik Hakları Yönetmeliği'nin 8. maddesindeki toptan ödeme koşulları gerçekleşmeden çalışması son bulan davacının, aylıklarından yapılan kesintiler dışında, vakfın varlığını sürdürebilmesi ve dayanışma ilkeleri çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirebilmesi amacıyla işveren tarafından vakfa tahsis edilen iştirak payları üzerinde, geçerli mevzuatın olanak verdiği düzenlemeler dışında vakıftan yararlanan davacının hak iddia etmesine olanak bulunmadığı, yine emeklilik koşulları gerçekleşmeden ayrılma hali nedeniyle emeklilik ikramiyesinin zarar unsuru olarak algılanmasının mümkün bulunmadığı; ayrıca, hizmet sözleşmesinin eki konumundaki vakıf mevzuatı içerisinde yer alan ve senet değişiklikleri ve bu konudaki davalar üzerine verilen kesinleşmiş yargı kararlarıyla korunan % 5 akdi faiz oranının, keseneklerin iadesi gereken tarihe kadarki dönem için uygulanması yaklaşımı da anılan düzenlemelerden kaynaklandığından mahkemenin bu konulara ilişkin kabulünde herhangi bir aykırılık görülmemiştir.
Davacının istemeye haklı olduğu para konusunda, dava dilekçesinde belirtilen miktar için dava ikamesi sonucunda, 20.06.2003 tarihli ıslah dilekçesiyle istem konusu yapılan meblağın karar altına alınan kısmı yönünden ise, ihtarda bulunanlar arasında davacının da adının yer aldığı 11.07.2002 tarihli, tebliğden itibaren iki günlük ödeme süresine yer veren ve davalı Vakfa 15.07.2002 tarihinde tebliğ edilmiş olan ihtarname uyarınca temerrüde düşen borçlunun, Borçlar Kanunu'nun 103. ve 3095 sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca temerrüt tarihinden itibaren dava dilekçesindeki istem uyarınca yasal faizle sorumluluğu yoluna gidilmesi gereğinin gözetilmemiş olması ise usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Sonuç: Hüküm fıkrasının ( 1 ) numaralı bendinin ( a ) alt bendi içeriğinin silinmesine, yerine "3.118.917.745.- liranın 200.000.000 liralık bölümünün dava tarihinden, kalan kısmının ise 18.07.2002 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı Türk Ticaret Bankası Munzam Sosyal Güvenlik Emekli ve Yardım Sandığı Vakıfından alınarak davacıya ödenmesine," ibaresinin yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davacı Avukatı yararına takdir edilen 400,00 lira duruşma avukatlık parasının davalı Munzam Sandığa yükletilmesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 31.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy