(506 S. K. m. 8, 140)
Davacı, ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, idari para cezasına dayalı olarak 6183 Sayılı Yasanın 58. maddesi kapsamında tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Mahkeme, itirazın reddine dair komisyon kararma karşı 7 gün içinde Sulh Ceza Mahkemesine başvurulmadığını ve idari para cezasının kesinleştiğini gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir.
Kurum, nevi değişikliğine ilişkin işyeri bildirgesinin 4447 Sayılı Yasa ile değişik 506 Sayılı Yasanın 8. maddesine göre bir gün önceden verilmediğini gerekçe göstererek davacı şirket aleyhine idari para cezası tahakkuk ettirmiştir. Davacı şirketin, 12.12.2002 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı 16.12.2002 tarihinde komisyona itiraz ettiği, 07.01.2003 tarihinde tebliğ edilen komisyon ret kararma karşı ise süresinde ve 13.01.2003 tarihinde Bakırköy 5. Sulh Ceza Mahkemesine itirazda bulunduğu, ilgili mahkemece 4958 Sayılı Yasayla değişik 506 Sayılı Yasanın 140. maddesi çerçevesinde görevsizlik karan verilerek dosyanın idari yargı yerine intikal ettirildiği, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 2003/1727 esasında görülen davanın İdari Yargılama Usulü Kanununun 3. maddesindeki usulü eksikliklerin tamamlanmasına yönelik olarak 24.11.2003 tarihli kararla sonuçlandırılıp keyfiyetin 26.01.2004 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, ancak davanın tekrar derdest hale getirilip getirilmediğinin mahkemece araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
İdari para cezasına itiraz davasının, süresinde açılmadığına ilişkin gerekçe yerinde olmadığından davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Söz konusu davanın sonucunun beklenmesi ve buna göre temyize konu işbu davanın çözümlenmesi gerekir.
O hâlde, davacı şirketin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 07.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy