(506 S. K. m. 77, 79)
Dava: Davacı, davalı Kurum kararının iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, Sosyal Sigortalar Kurumunun temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Dava hukuki nitelikçe, sigorta müfettişi raporuna dayanılarak Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammından dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile ölçümleme işleminin iptali istemine ilişkindir.
Kurumca; davacı tarafından yapılan bina inşaatının 15.09.1995-15.08.2000 tarihleri arasında tamamlandığı, inşaat mevsiminin Nisan-Ekim ayları arasında olduğu kabul edilerek işin yürütümü için gerekli asgari işçilik tespit edilerek 1996/4-10, 1997/4-10, 1998/4-10, 1999/4-10, 2000/4-8. aylara ait ek prim ve gecikme zammı tahakkuk ettirilmiş, prim borcuna dair yazı davacıya 18.02.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkemece; 01.01.1999 tarihinden önceki döneme ait borca ilişkin talebin,
6182 sayılı Yasanın 102. maddesinde yer alan beş yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle kabulüne karar verilmiş olması isabetlidir.
Ne var ki; 01.01.1999-15.08.2000 tarihleri arasındaki döneme ilişkin incelemenin eksik olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf inşaatın 1995 yılında tamamlandığını ileri sürmektedir. İskan ruhsatı alınmadan binanın oturuma açılması yasal değilse de, uygulamada iskan ruhsatı alınmadan binalarda oturulduğuna dair örnekler söz konusu olduğundan, inşaatın fiilen hangi tarihte bittiğinin saptanması gerekir. Bu amaçla dava konusu binada mevcut dairelere su ve elektrik aboneliğinin ve sarfiyata ilişkin faturaların hangi tarihlerde gerçekleştiği araştırılmalıdır.
Kabule göre de; davaya konu inşaatın bulunduğu bölgede inşaat mevsiminin Nisan-Ekim ayları arasında olduğu ve Kurumca buna göre prim borcunun hesaplandığı dikkate alınmadan, yılın tamamının inşaat mevsimi olduğu kabul edilerek prim borç hesabını yapan bilirkişi raporunun hükme dayanak olarak alınması da isabetsizdir.
Mahkemece açıklanan maddî ve hukukî esaslar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy