(2918 S. K. m. 91, 103,108)
Dava: Davacı, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.949.344.207.-lira tedavi masrafının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi E. Turan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Sürücüsü belirlenemeyen motosikletin çarpması sonucu oluşan yaralanma nedeniyle yapılan tedavi harcamalarının, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'nden tazminine yönelik davanın yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
2918 sayılı Yasanın 3. maddesinde, Motosiklet: İki veya üç tekerlekli sepetli veya sepetsiz motorlu araçlardır. Bunlardan karoserisi yük taşıyabilecek şekilde sandıklı veya özel biçimde yapılmış olan ve yolcu taşımalarında kullanılmayan üç tekerlekli motosikletlere yük motosikleti (triportör) denir...
Motorlu bisiklet: Silindir hacmi 50 santimetre küpü geçmeyen, içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 Km'den az olan bisiklettir. Tanımlarına yer verilmiş olup, ayını Yasanın 103. maddesinde ise, Motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğu genel hükümlere tabidir. Düzenlemesi yer almıştır.
Davalı vekilinin araç niteliğine ilişkin itirazları, olay nedeniyle yürütülen hazırlık soruşturması sırasında düzenlenen teşhis tutanağında yer alan, ... kahve renkli olan tescilsiz üzerinde Peugeot-Partner yazılı 511 56 95 motor nolu, 338696 şasi nolu motosikleti göstererek torununa çarpan motorlu bisikletin bu olduğu... beyanı içeriğindeki bilgi ve konu hakkında tarafların sunduğu diğer kanıtlar değerlendirilerek, öncelikle kazaya karışan araç nedeniyle 2918 sayılı Yasanın 91 ve 108. maddeleri uyarınca davalının sorumluluğu yoluna gidilmesine yasal olanak bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra, sorumluluk koşullarının varlığının tespiti halinde ise, sorumluluğun kusur ve limitle sınırlı olduğu gözetilerek bu yönde inceleme yapılarak sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy