(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, 13.01.1977 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalılığın tespitine ve 02.09.2003 tarihi itibariyle emeklilik hakkı tanınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi T. Özmen tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dosya içeriğinden, 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı 14.01.1977 tarihinde başlatılan davacının 14.01.1977-08.02.1988 döneminde Şoförler ve Otomobilciler Odasına, 29.09.2003 tarihinden itibaren de bu Odayla birlikte Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğuna kayıtlı olduğu, 20.04.1982 - 22.03.1985 döneminde vergi kaydı, 08.02.1988 - 29.09.2003 döneminde ise 1479 sayılı Kanunun 24. maddesi kapsamında zorunlu sigortalılığını gerektiren kaydının bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurumca sigortalı olarak kabul edilmediği, anılan son döneme ilişkin prim borcunu 29.09.2003 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekirse 14.01.1977 - 20.04.1982 ile 22.03.1985 - 08.02.1988 dönemleri yönünden uyuşmazlık söz konusu olmayıp, 20.04.1982 - 22.03.1985 dönemi yönünden meslek kuruluşu kaydına dayalı olarak zorunlu sigortalı olduğu yönünde Mahkeme kabulü yerindedir. 08.02.1988 - 29.09.2003 dönemine gelince; 29.09.2003 tarihinde davalı Kuruma verilen formda davacının Havza Vergi Dairesinde 13.01.1977 tarihinde başlayan vergi kaydının devam ettiği yazılı olmasına karşın, gerek 12.10.1984 tarihli İB formunda, gerekse Havza Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 23.10.2003 ile 26.01.2005 tarihli cevap yazılarında vergi kaydının bulunmadığı bildirildiğinden bu çelişik bilgilerin giderilmesine yönelik araştırma yapılmalı, vergi kaydının bulunmadığı belirlendiği takdirde, özellikle anılan dönem yönünden prim borcunun 29.09.2003 tarihinde ödendiği de gözetilerek istemin reddine karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın aynen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy