(1479 S. K. Ek m. 13, 14)
Dava: Davacılar, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla yapılan tedavi harcamalarının yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Nesrin Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: Bağ-Kur sigortalısı olan davacı, eşi Güler Arısal için kısırlık tanısı konulduktan sonra uygulanan Tüp Bebek ve Mikroenjeksiyon tedavisi için hastaneye ödenen bütün harcamaların kendisine ödenmesi için Kuruma yaptığı başvurunun, tüp bebek ve mikroenjeksiyon uygulamalarının; Sağlık Bakanlığının hastalık halinde tedavi kapsamında değerlendirilmediğinden bütçe uygulama talimatına göre bu giderler karşılanamayacağından reddedildiğini belirterek alacağının hüküm altına alınmasını istemiş, mahkemece; tüp bebek uygulaması gerektiği yönünde herhangi bir kanaat bildirildiği görülmediğinden ve yürürlükte bulunan mevzuata göre de harcamaların ödeneceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
Mahkemece yapılacak iş; normal yol ve tedavi yöntemleriyle çocuk sahibi olamayan bir kadının tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olabilmesi için uygulanan tedavinin, başka bir anlatımla, kadının, istemesine ve korunmamasına rağmen gebe kalamamasının; 1479 Sayılı Kanunun Ek-13 ve 14. maddeleri kapsamında hastalık olarak kabul edilmesinin mümkün olup olmadığının, tıbbi manada bir hastalık sayılıp sayılamayacağının, davacı kadına uygulanan kısırlık tedavisinin, sağlık sigortası kapsamında olup olmadığının Adli Tıp Kurumundan sorularak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy