(506 S. K. m. 85)
Dava: Davacı, 01.08.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi AE. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 2829 Sayılı Yasa uyarınca hizmet birleştirmesi yapılarak davalı kurumdan 01.08.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, yaşlılık aylığı şartlarının oluştuğunu belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 01.01.1984 - 31.12.2003 tarihleri arasında Almanya'da gerçekleşen çalışmalar ile 01.08.2001- 31.05.2003 tarihleri arasında 506 Sayılı Yasanın 85. maddesine göre Türkiye'deki isteğe bağlı sigortalılığın çakışması nedeniyle, davalı kurumun isteğe bağlı sigortalılığı iptal etmesi sonucu yaşlılık aylığı tahsis koşullarının oluşmaması konusundadır.
Mahkemenin, 506 Sayılı Yasanın 85. maddesinde belirtilen "Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna" deyimiyle Türkiye'deki sosyal güvenlik kuruluşlarının amaçlandığı, bu durumda gerek sosyal güvenlik sözleşmesi yapılan ülkelerde, gerekse sözleşme yapılmayan ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının Türkiye'de isteğe bağlı sigortalı olabilecekleri ve bu nedenle yurt dışındaki çalışma ile çakışan isteğe bağlı sigortalılığın geçerli olduğuna ilişkin gerekçesi yerindedir. Ancak, davacının 20.01.1984 - 08.05.1991 tarihleri arasında gerçekleşen zorunlu Bağ-Kur hizmetleri ile 01.01.1984 - 31.12.2003 tarihleri arasında Almanya'da gerçekleşen çalışmalar çakışmaktadır. Davacının, Bağ-Kur'da geçen hizmetleri de birleştirilerek 2829 Sayılı Yasaya göre yaşlılık aylığı tahsisi talebinde bulunmuş olması nedeniyle, dava Bağ-Kur'un hak alanını ilgilendirdiğinden, bu kurumun da davaya iştiraki sağlanarak, yurt dışı çalışma ile çakışan zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının gerçeğe uygun ve fiili olup olmadığı üzerinde durulmalı, varılacak sonuca göre tahsis şartları irdelenmelidir.
Ayrıca, 2829 Sayılı Yasanın 8. maddesine göre birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir. Mahkemece yapılacak araştırma sonucu zorunlu Bağ-Kur sigortalılığının gerçeğe uygun ve fiili olduğu kanaatine varıldığında, yaşlılık aylığının hangi kurumdan bağlanacağının karar yerinde gösterilmemesi isabetsizdir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy