(1479 S. K. m. 24)
Dava: Davacı, Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında sigortalı olarak çalıştığı dönemlerin toplanmasına, aynı Kurumdan emekliliğe hak kazandığının tespiti ile aylık bağlanmasına, 02.06.1992-18.12.2001 tarihleri arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmadığının ve bu tarihler arası tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile tahsil edilen bedellerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının, limitet şirket ortaklığı nedeni ile 02.06.1992-10.08.1998 ve önceden başlayan Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalılığının sona erdiği 28.12.2000 tarihten başlayarak ortaklığın sona erdiği 18.12.2001 tarihine kadar 1479 sayılı kanuna tabi sigortalılığı bulunmakta olup; davacının, 02.04.1991- 01.08.1992 döneminde ortaklık ilişkisi olmayan işyerinden, 01.09.1998- 30.12.2001 döneminde ise; 13.01 1999 tarihinden itibaren ortağı olduğu limitet şirketten sigorta bildirimleri yapılmıştır.
1479 sayılı kanun 24. maddesi uyarınca limitet şirket ortakları 1479 sayılı kanun kapsamında zorunlu sigortalı olup, Dairemizin yerleşmiş görüşlerine göre de, kural olarak limitet şirket ortakları az sayıda olmaları nedeniyle kendi işini yapan kimse konumunda oldukları için 1479 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalı sayılırlar. Başka bir deyişle bunların ortağı oldukları limitet Şirketteki çalışmaları hizmet akdine göre değildir. Ancak, limitet Şirket ortağı, başka işyerlerinde hizmet akdine göre çalışıyorsa bu takdirde baskın çalışma esas alınarak geçerlilik sigortalılık belirlenebilir. Dosya içinde mevcut delillerden, 13.01.1999 tarihinden itibaren çakışan sigortalı dönemlerde; işveren limitet şirketin ortaklarından birisinin davacı olduğu, davacının kendi işini yapan kişi konumunda bulunması nedeniyle de çalışmasının hizmet akdine değil, vekalet akdine dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı, işveren limitet şirketin ortağı olduğu ve Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalılığı ile çakışan 13.01.1999-18.12.2001 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı kabul edilerek uyuşmazlığın bu çerçevede çözümü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile baskın çalışma esas alınarak yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar SSK ve Bağ-Kur'un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy