(506 S. K. m. 10, 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rucüen ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi N. Şengün tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: 1- Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma düşen sigortalıya Kurumca yapılan Sosyal Sigorta yardımlarının davalı işverenden 506 Sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri gereğince tahsiline ilişkin olup, mahkemece 506 Sayılı Yasanın 10. maddesine göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sigorta müfettişlerince düzenlenen 14.02.2000 günlü rapor içeriğinde öngörülen saptamaya göre sigortalının işe giriş tarihi 12.08.1999 olup; iş kazasının bir aylık yasal süre içerisinde 24.08.1999 tarihinde meydana gelmesi karşısında, 506 Sayılı Kanuna 4958 Sayılı Kanun ile eklenen geçici 86. madde hükmüne göre, somut olayda 506 Sayılı Kanunun 10. maddesinde öngörülen yasal koşullar gerçekleşmemiştir. Hal böyle olunca, 506 Sayılı Kanunun 26/1 maddesine göre; işverenin %70 kusuru gözetilerek hüküm kurulmalıdır.
2- Hükme esas alınan hesap raporunda; dış tavan hesabı yapılırken, 01.02.1985 doğumlu olan sigortalı 01.02.2045 tarihinde 60 yaşını ikmal edeceğinden, bu tarihe kadar aktif dönem hesabı yapılması gerekirken eksik alınması, ayrıca karar tarihi itibariyle bilinen dönem sonu 31.12.2005 olduğu halde 31.12.2004 tarihinin esas alınması isabetsizdir. Ne var ki, sigortalının gerçek zarar tavanının bu esaslar çerçevesinde ve davalının %70 kusur oranına göre yeniden hesaplanmasında hükme esas alınan 02.11.2004 günlü hesap raporundaki diğer doneler aynen alınmalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy