(1479 S. K. m. 24) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı, 1997 yılından itibaren Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamındaki ve askerlik dönemindeki Bağ-Kur sigortalılığının iptali ile bu süreler dışındaki Bağ-Kur sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ercan T. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Limited Şirket ortağının, kendi işini bizzat yürüten kişi konumunda olduğu, ortaklık sıfatıyla yürüttüğü çalışmaları dolayısıyla Sosyal Sigortalar Kurumu sigortalısı olamayıp, 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi uyarınca Bağ-Kur sigortalısı konumunda bulunabileceği, anılan yasal düzenleme ve yerleşik Yargıtay içtihatlarının gereğidir.
19.12.1997-15.11.2002 tarihleri arasındaki dönemde limited şirket ortaklığı nedeniyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı sayılan davacının, anılan dönem içerisinde askerlik görevi ve farklı işverenlere ait işyerlerinde 506 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı konumunda geçen çalışmaları yanında,17.5.1999-05.02.2002 tarihleri arasındaki sürede ise, ortağı olduğu limited şirket işyerinden 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaları bildirilmiş olup, mahkemece anılan çalışmaların da Bağ-Kur sigortalılığına göre baskın nitelikte olduğu ve ortağı olduğu limited şirket işyerinden Sosyal Sigortalar Kurumu'na bildirimi yapılmış sürelerle çakışan Bağ-Kur sigortalılığının da iptaline karar verilmiş olup, çakışan sigortalılık nedeniyle 1479 ve 506 sayılı yasalar yönünden yapılacak değerlendirme sonucunda verilecek karar Sosyal Sigortalar Kurumu hak alanını ilgilendirdiği ve bu nedenle anılan Kuruma yöntemince husumet tevcihi sağlanarak sunacağı kanıtlar ve yukarıda sıralanan mevzuat çerçevesinde yapılacak değerlendirmeyle sonuca varılması gereğinin gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy