(506 S. K. m. 9, 10, 26, 87)
Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan Ç. Alüminyum San. ve TAŞ ile Ö. İnş. Alüminyum San. ve Tic. Ltd. Şti. Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Hatice Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 09.09.1995 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalı R. Ariya Kurumca yapılan sosyal sigorta yardımlarının davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkin olup; davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Kanunun 10, 26 ve 87. maddeleridir.
Sigortalının 01.06.1995 tarihinde işe başladığı, olayın 09.09.1995 tarihinde meydana geldiği, işe giriş bildirgesinin ise yasada öngörülen bir aylık yasal süre geçtikten sonra 12.09.1995 tarihinde verildiğinin anlaşılmasına göre; asıl işveren ile taşeron davalılar yönünden 506 Sayılı Yasanın 9-10. madde koşulları oluşmuştur. Sigortalının hak sahipleri tarafından açılan ve kesinleşen İstanbul 2. İş Mahkemesinin 1996/599 Esas-1999/402 Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan 10.02.1999 tarihli hesap raporundaki hesap öğeleri aynen kalmak üzere, hak sahiplerinin maddi zararlarına, sigorta olayında sigortalının %30 oranında kusurlu olması gözetilerek, Borçlar Kanununun 43-44. Maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun %50'si oranında hakkaniyet indirimi yapılarak, %85 kusur oranına göre maddi zarar miktarları tespit edilmeli, hak sahipliği dosyasında hükmolunan maddi tazminat miktarları tenzil edildikten sonra her bir hak sahibi yönünden tavan kontrolü yapılmalı ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Asıl işveren ile taşeronlar dışındaki üçüncü kişi kapsamında olan davalı gerçek kişiler yönünden ise; davanın yasal dayanağı olan 506 Sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca toplam davalıların %70 kusur oranına göre hak sahipliği dosyasında tespit olunan hak sahiplerinin maddi zarar miktarları esas alınarak, tazminat dosyasında hükmolunan miktarlar tenzil olunduktan sonra tavan kontrolü yapılarak karar verilmelidir. Ne var ki, karar verilirken hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden hükmolunan miktar itibariyle kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumu gözetilmelidir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı SSK ile davalılardan Ç. Al. San. ve TAŞ ve Ö. İnş. Al. San.ve Tic. Ltd. Şti. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 03.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy