(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteği hüküm altına almıştır.
Hükmün, davacı ve davalılardan S. Ş. ile Orman Genel Müdürlüğü Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa Taş tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum ile davalı S. Ş.'in tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı Orman Genel Müdürlüğünün temyizine gelince;
Dava, hak sahipliği tazminat davasında belirlenen tavanla sınırlı olarak ve tazminat davası ile ilk rücu davasında hükmedilen gelir ve cenaze giderinin tenzili ile bakiye gelir ve masrafın tamamının 506 sayılı Yasanın 26. maddesine göre tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme, mukayese raporuna göre talep gibi davanın kabulüne karar vermiştir.
Hak sahipleri tarafından Ankara 1.İş Mahkemesinin 1999/2014 esasında tüm davalılara karşı açılan tazminat davasına dayanak kılınan 28.01.2002 tarihli kusur raporunda davalı ve traktör sürücüsü Hasan Öztürk %75 işveren Orman Genel Müdürlüğüne ait yangın söndürme aracının sürücüsü ve diğer davalı S. Ş. %25 oranında kusurlu bulunmuşlar, işveren Orman Genel Müdürlüğünün durumu ise 506 sayılı Yasanın 26. maddesi ile tüzük ve mevzuat hükümleri çerçevesinde irdelendikten sonra, kusurlu olmadığı sonucuna varılmıştır.
Trafik iş kazası şeklinde 18.07.1999 tarihinde gerçekleşen zararlandırıcı sigorta olayı, Hasan İdaresindeki traktörün Süleyman İdaresindeki ve işveren Orman Genel Müdürlüğüne ait yangın söndürme aracına çarpması ve araç içinde bulunan sigortalının vefat etmesi biçiminde meydana gelmiştir.
Onanarak kesinleşen, gerek tazminat davasında, gerekse ilk rücu davasında sürücü 3.kişiler kusurları dolayısıyla, işveren Orman Genel Müdürlüğü ise araç maliki ve istihdam eden sıfatıyla sorumlu tutulmuşlardır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 26. maddesinde düzenlenen sorumluluk, Borçlar Kanununun haksız fiil sorumluluğuna ilişkin genel hükümlerinden farklı, özel nitelikte ve anılan maddede sayılan hallerle sınırlı olarak öngörülmüş bir sorumluluktur. Tazminat davasında Orman Genel Müdürlüğüne işveren sıfatıyla herhangi bir kusur verilmemiş ise de; araç maliki ve istihdam eden sıfatıyla hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir. Kesinleşen bu karar kusur raporu içeriği ve davanın kabul gerekçesi dikkate alındığında işbu dava yönünden bağlayıcı değildir. Tazminat davasında davalı Hasan ve Süleyman'ın kusurlu oldukları davalı Orman Genel Müdürlüğü ise, kusursuz bulunduğu tartışılıp kesinleştiğine göre halefiyet kuralı çerçevesinde açılan işbu ikinci rücu davasında artık Orman Genel Müdürlüğünün 506 sayılı Yasanın 26. maddesine göre sorumluluğuna karar verilemez. Açıklanan nedenlerle davalı Orman Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı Orman Genel Müdürlüğünün bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde Orman Genel Müdürlüğü'ne iadesine, 12.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy