(506 S. K. m. 62)
Dava: Davacı, Mayıs 2003 tarihinden itibaren yaşlılık sigortasından aylık almaya hak kazandığının tespitine ve 01.06.2003 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve A. Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından, Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacının 01.12.1991-30.04.1993 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Davacının 01.12.1991-30.05.2000 arası isteğe bağlı SSK sigortalılığıyla çakışan 01.05.1993-30.06.1993 ve 01.05.1999-01.08.1999 tarihlerinde zorunlu SSK sigortalılığı mevcuttur. İlk dönem zorunlu SSK sigortalılığından sonra isteğe bağlı sigortalı olmak için yazılı talebi yoktur. Davacının zorunlu sigortalılığının sona erdiği 30.06.1993 ve daha sonraki zorunlu sigortalılığının başladığı 01.05.1999 tarihleri arasında kalan, Temmuz 1993-Nisan 1999 tarihleri arasındaki dönemin primlerini gecikmeli olarak 31.08.1999 tarihinde ödediği dosyadan anlaşılmaktadır. Bu durumda, Kurumun 01.07.1993-30.04.1999 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığı iptal etmesinde yasaya aykırı bir yön olmadığından, davacının bu döneme ilişkin talebinin reddi gerekir. Buna göre; 22.08.1978-01.08.1999 tarihleri arasında 2099 gün aktif sigortalı, 01.12.1991-30.04.1993 ve 01.09.1999-30.05.2000 tarihleri arasında 1140 gün isteğe bağlı sigortalı olmak üzere toplam 3239 gün prim ödemesi bulunan davacının, şartları oluşmadığından, davalı Kurumdan yaşlılık aylığı tahsisine ilişkin talebinin de reddi gerekir.
Mahkemece, belirtilen maddî ve hukukî esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy