(6183 S. K. m. 7, 35, 50, 70) (2004 S. K. m. 53) (4721 S. K. m. 606) (506 S. K. m. 80)
Dava: Davacı, haciz işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Mustafa A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Mirası red için öngörülen üç aylık süre beklenmeden ve mirasçılara tebligat işlemi yapılmaksızın, murisin kıdem tazminatı üzerine konulan haczin iptali istemli davanın yargılaması sonucunda; MK. 606. maddesindeki sürenin beklenmediği ve bir tür ikramiye niteliğindeki kıdem tazminatının haczine olanak bulunmadığı gerekçelerinden hareketle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar murisi Alaattin Varol'un ortağı ve sorumlu müdürü olduğu limited şirketlerin prim ve ferilerinden oluşan borçları nedeniyle, 506 sayılı Yasanın 80. maddesi ile 6183 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarınca yürütülen takipler, Alaattin Varol'un sağlığında kesinleşmiş, anılan takiplere konu borç nedeniyle, TEİAŞ Gen. Md. 5. İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğü nezdindeki maaşlarına ¼ oranında haciz uygulanmış, Alaattin Varol'un 28.12.2004 tarihinde ölümü sonrasında, aynı kuruluştaki hizmetlerinden kaynaklanan kıdem tazminatı alacağı üzerine 24.02.2005 tarihli yazıyla haciz uygulanmış ve 31.948,48 YTL kıdem tazminatı alacağı, 03.3.2005 tarihinde Kurum hesabına aktarılmıştır.
6183 sayılı Yasanın 70. maddesi haczedilemeyecek malları belirlemiş olup, anılan maddenin (7) numaralı bendindeki Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emekli aylıkları ile, bu kabil kimselerin dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış ikramiyeleri, haczedilemez düzenlemesi, kıdem tazminatını kapsamadığından, bir tür ikramiye olduğu için kıdem tazminatının haczedilemeyeceği yönündeki mahkeme değerlendirmesinin yasal gereklere uygunluğundan söz etmeye olanak yoktur.
Konuya ilişkin diğer düzenlemeler ise, 6183 sayılı Yasanın 7. maddesinin Borçlunun ölümü halinde, mirası reddetmemiş mirasçılar hakkında da bu kanun hükümleri tatbik edilir. Borçlunun ölümünden evvel başlamış olan muamelelere devam olunur... hükmü ile aynı Yasanın 50. maddesinde yer alan ...Borçlunun ölümü halinde terekenin borçlarından dolayı ölüm günü ile beraber üç gün için takip geri bırakılır. Üç günün bitiminden terekenin borçları için takibata devam olunur.
Mirasçılar, mirası kabul veya ret etmemişlerse bu hususta Medeni Kanundaki muayyen müddetler geçinceye kadar takip geri bırakılır. Düzenlemesidir.
İptali istenen haciz, takip borçlusunun ölümünden önce kesinleşmiş takipler nedeniyle, 6183 sayılı Yasanın 50/2. maddesinde belirtilen şekilde, mirasçıların durumu gözetilmeksizin, alacağın terekeden tahsili için yapılan bir işlemdir. 6183 sayılı Yasa, kesinleşen takipler yönünden İcra ve İflas Kanunu'nun 53. maddesindeki düzenlemeden uzaklaşarak, borçlunun ölümü halinde takibin üç gün süreyle geri bırakılmasını, bu sürenin bitiminde ise, terekenin borçları için takibe devam olanağını öngörmüştür. Davacı Kurum da üç günlük süre sonrasında terekeyi takip yetkisini kullanarak, tereke dahilindeki kıdem tazminatına haciz uygulamıştır.
Sıralanan maddi ve hukuki olgular ışığında, 6183 sayılı Yasa uyarınca yürütülen kesinleşmiş takibe dayalı olarak uygulanan haciz işleminin yasal gereklere uygun olduğu yönü gözetilmeksizin, yazılı gerekçelerle haciz işleminin iptaline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy