(506 S. K. m. 116)
Dava: Davacı, toplam 12.232.472.891. TL'nin asıl alacağın faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraflar Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi H. Kamışlık tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Yurt dışındaki hizmetlerini borçlanarak 01.12.1995 tarihinden geçerli olarak yaşlılık aylığı bağlanan davacının aylığı, yurda kesin dönüş yapılmadığından bahisle iptal edilerek Kurumca, fuzuli ödenen aylıkların tahsili için aynı mahkemede açılan alacak davasında; 2001/313 Esas-2003/120 Sayılı karar ile, Kurumca 21.12.1995-21.04.2000 tarihleri arasındaki aylıkların fuzulen ödendiği tespit olunarak 2.293.946.615 liranın tahsiline karar vermiş, Sigortalı tarafından aynı mahkemede açılan tespit davasında ise 2001/490 Esas-2002/49 Sayılı karar ile, 01.01.1992-30.06.2000 tarihleri arasındaki aylıkların Kuruma iadesinin gerektiği ve sigortalıya kesin dönüş tarihi olan 30.06.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. İş bu dava da davacı sigortalının 01.07.2000 tarihinden itibaren ödenmeyen yaşlılık aylıkları ile faizini talep etmiş bulunması ve davalı Kurum da kesinleşen mahkeme kararı uyarınca alacaklı olduğu miktarın mahsubunu talep etmiş olması karşısında mahsup işlemi hakkında karar verilmemiş olması isabetsizdir.
Davacının faiz alacağı hesap edilirken 506 Sayılı Yasanın 116. maddesinde öngörülen üç aylık yasal süre gözetilerek faiz hesabının yapılması ve birikmiş aylıkların tamamı için dava tarihi esas alınarak faiz hesaplanması gerekirken, 01.07.2000-22.08.2002 tarihleri arasında alınan aylıklar için 28.02.2002 tarihine kadar faiz hesabının yapılmış olması da isabetsizdir.
Mahkemece yapılacak iş; davacının birikmiş aylıkları ile ay be ay ödeme tarihlerinden dava tarihine kadar (506 Sayılı Yasanın 116. maddesinde öngörülen üç aylık yasal süre gözetilmeksizin) işlemiş yasal faizi hesaplanmalı, aynı şekilde Kurumca davacıya fuzulen ödenen aylıklar ile aylıkların ödeme tarihlerinden dava tarihine tadar olan yasal faizi hesaplanmalı, dava tarihi itibariyle mahsup işlemi yapıldıktan sonra davacının alacaklı olduğu miktar tespit olunarak, bulunacak bu miktara hükmetmekten ibarettir.
Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy