(1479 S. K. Ek. Geç. m. 13)
Dava: Davacı, 24.12.1982 tarihli ödemesinin 01.11.1980-20.04.1982 tarihleri arasındaki süreye ilişkin borçlanma karşılığı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi A. Eser tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davacı, 01.11.1980 - 24.05.1985 tarihleri arasındaki vergi kaydı esas alınarak 17.09.1982 - 24.05.1985 tarihleri arasında 1479 Sayılı Yasaya göre Bağ-Kur sigortalısıdır. Davacının, 17.02.1983 tarihli dilekçesi ile vergi kaydının olduğu 01.11.1980 - 20.04.1982 tarihleri arasındaki dönemi 1479 Sayılı Yasaya 2654 Sayılı Yasayla eklenen Ek geçici 13. maddeye göre borçlanmak isteği Kurum tarafından kabul edilerek 23.256 TL borçlanma bedelini ödemesi gerektiği belirtilmiştir. Davacı 24.12.1982 tarihinde davalı Kurumun banka hesabına 22.000 TL ödemede bulunmuştur. Davalı Kurum ise; banka dekontuna ödemenin borçlanmaya ilişkin olduğunun belirtilmemesi ve Kurumdan özel dekont alınmadan ödeme yapılması nedeniyle ödemenin prim borçlarına ilişkin olduğunu belirtmiştir. Davalı Kurumun 28.03.1983 tarihli yazısına göre, davacının, tescil başlangıcı olan 17.09.1982 tarihinden 30.04.1983 tarihine kadar 11.630 TL prim borcu bulunmakta olup, bu dönem için 11.360 TL prim ödemesi vardır. Davacı, 24.12.1982 tarihli ödeme de esas alındığında toplam 33.306. TL ödeme yapmıştır. Bu durumda, 24.12.1982 tarihinde davalı Kurumun banka hesabına ödenen 22.000 TL.'nin borçlanma için yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının prim cetvelinde görülen fazla prim ödemesi de borçlanmaya sayılarak, ödenen primin yettiği süre kadar borçlanmanın geçerli olduğuna karar verilmesi gerekirken, davanın reddine dair yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine 22.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy