(506 S. K. m. 1) (2926 S. K. m. 1, 2)
Dava: Davacı, davalı Kurum işleminin iptali ile 01.02.1986-31.12.2002 tarihleri arasındaki Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi sigortalılık süresi dışlanmak suretiyle tarım sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Davalı Bağ-Kur Genel Müdürlüğü'nün adının karar başlığında yanlış yazılması isabetsiz ise de, anılan yanlışlığın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 459. Maddesi gereğince mahkemece her zaman düzeltilebilir nitelikte olması gözetilerek bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacının, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescili, davalı Kurumca 01.02.1986 tarihi itibarıyla 04.06.1986 tarihinde resen gerçekleştirilmiş olup, 506 sayılı Kanun kapsamında hizmet akdiyle çalışmaya ve prim ödenmeye başlandığı 10.06.1992 tarihine kadar uyuşmazlık çıkarılmadan sigortalı olarak kabul edildiği belirgin bulunduğundan, anılan tarihler arasında zorunlu tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılması gerekmektedir. 10.06.1992 tarihinden sonraki dönem yönünden ise; davacının 29.12.1997, 31.03.1998, 17.12.1998 ve 06.01.2003 tarihlerinde prim ve gecikme zammı ödediği anlaşıldığından ödenilen tutara karşılık gelen süre kadar isteğe bağlı tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmeli; sürenin hesaplanmasında, davacının hizmet akdine dayalı çalışmalarını belirleyen 506 sayılı Kapsamındaki çakışan sigortalılık dönemleri de dikkate alınmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilerek istemin, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddi yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy