(506 S. K. m. 109)
Dava: Davacı, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren ve bilahare ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler ile yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Ayşe B. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Müteveffa sigortalı Hasan Ali A., davalı Güldane K.'e ait işyerinde çalışmakta iken, 27.08.1999 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu meslekte kazanma gücünü %73 oranında kaybetmiş ve 22.11.2000 tarihinde vefat etmiştir.
Davalı Hanifi K. vekili, cevap dilekçesinde ve yargılama aşamasındaki beyanlarında, 27.08.1999 tarihli iş kazası sonucu %73 oranında sürekli iş göremez durumuna giren müteveffa sigortalının ölümü ile geçirdiği iş kazası arasında illiyet bağı bulunmadığını ileri sürmesi karşısında; davalı Hanifi K. vekilinin bu savunması doğrultusunda, Mahkemece inceleme yapılmış 06.12.2003 tarihli bilirkişi raporunda; iş kazası ile ölüm arasında illiyet bağı bulunduğu itiraz üzerine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 29 Eylül 2004 tarihli raporda ölüm ile iş kazası arasında illiyet bağı olduğunun kanıtları bulunmadığı bildirildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak karar eksik inceleme sonucu verilmiştir.
506 sayılı Kanunun 109. maddesinde öngörülen prosedür doğrultusunda inceleme yapılarak müteveffa sigortalının tedavisine ve sürekli iş göremezlik kaybı tespitine ilişkin dosyalar tüm içerikleriyle getirtilip, 27.08.1999 tarihinde davalı Güldane K.'e ait işyerinde müteveffa sigortalının geçirdiği kaza ile ölümü arasında illiyet bağının tespiti için öncelikle Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'ndan rapor alınması, anılan Kurul tarafından verilen raporun davacı Kurum açısından bağlayıcı olmasına karşın, davalıların bu rapora da itiraz haklarının bulunduğu gözetilerek, itirazları halinde tıp fakültelerinin konuya ilişkin ana bilim dalı uzmanlarından oluşturulan kuruldan rapor alınmak suretiyle, müteveffa sigortalının ölümü ile iş kazası arasındaki illiyet bağının kesin biçimde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy