(506 S. K. m. 2, 6, 79, 108) (HGK 21.01.2004 T. 2004/21-27 E. 2004/3 K.) (HGK 24.11.2004 T. 2004/21-538 E. 2004/621 K.) (HGK 22.12.2004 T. 2004/21-742 E. 2004/744 K.)
Dava: Davacı, 28.05.2004 tarihi itibariyle yaşlılık sigortasından tam aylık almaya hak kazandığının tespiti ile 01.06.2004 tarihinden itibaren gelir bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Tolga Ö. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
Karar: Dava, üstü örtülü olarak sigortalılık başlangıcının tespiti istemini de içermekte olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye elverişli değildir. Davanın yasal dayanaklarından biri 506 sayılı Kanunun 108. maddesidir ve sigortalılığın zorunlu, kişiye bağlı ve devredilemez olması nedeniyle kamu düzeniyle ilgili bulunan bu tür davalar özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Kişinin işe girdiğini gösteren yazılı delil niteliğindeki işe giriş bildirgesinin salt Kuruma verilmiş olması, hizmetin tespiti için yeterli değildir. Bu husus, 506 sayılı Kanunun 2nci, 6ncı ve 108nci maddelerinde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun konu ile ilgili 21.01.2004 gün ve 27-3 sayılı, 24.11.2004 gün ve 538-621 sayılı, 22.12.2004 gün ve 742-744 sayılı kararlarında açıkça belirtilmiştir. Bu nedenle, davacı adına düzenlenen işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş tarihi ve bu tarih itibarıyla 506 sayılı Kanunun 79. maddesinde yazılı hak düşürücü sürenin geçirilip geçirilmediği, bildirgedeki imzanın ve kimlik bilgilerinin davacıya ait olup olmadığı, davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olduğu, anılan numaranın daha sonra gerçekleşen hizmetlerde kullanılıp kullanılmadığı araştırılmalı, davacı ile birlikte çalışan veya komşu iş yerlerinin işverenleri veya çalışanları olarak çalışmasını bilebilecek durumda bulunan tanıkların bilgi ve görgülerine başvurulmalı, dava dışı işverenden varsa sigortalının kişisel sicil dosyası istenilmeli, böylelikle çalışmanın fiili ve gerçek olup olmadığı belirlendikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu istemin kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz edilen hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 22.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy